Panik Atak/Bozukluk
Panik Atak/Bozukluk

Kadıköy Panik Atak ve Panik Bozukluk Terapisi
Panik atak; aniden ortaya çıkan yoğun korku, kaygı ve bedensel alarm hâlidir. Kişi atak sırasında kalp çarpıntısı, nefes darlığı, göğüste sıkışma, baş dönmesi veya kontrolünü kaybedecekmiş gibi hissetme gibi belirtiler yaşayabilir. Bu belirtiler bazen kişinin kalp krizi geçirdiğini, bayılacağını veya ciddi bir sağlık problemi yaşadığını düşünmesine neden olabilir.
Kadıköy panik atak ve panik bozukluk terapisi, kişinin yaşadığı panik belirtilerini, bedensel duyumlara yönelik korkularını, yeniden atak geçirme endişesini ve kaçınma davranışlarını bir psikolog eşliğinde ele aldığı yapılandırılmış bir psikoterapi sürecidir. Terapi sürecinde panik döngüsünün anlaşılması, belirtileri artıran düşüncelerin fark edilmesi ve kişinin günlük yaşamını sınırlandıran davranışlarla çalışılması amaçlanır.
Panik atak yaşayan her kişide panik bozukluk bulunduğu söylenemez. Panik bozukluk; tekrarlayan ve beklenmedik panik atakların yanı sıra yeni bir atak yaşama konusunda devam eden endişe veya ataklardan kaçınmak amacıyla davranışların belirgin biçimde değiştirilmesiyle ilişkilidir.
Panik Atak Nedir?
Panik atak, gerçek ve görünür bir tehlike bulunmadığı hâlde vücudun yoğun bir tehlike varmış gibi tepki vermesiyle ortaya çıkan ani korku nöbetidir. Atak sırasında bedenin alarm sistemi hızla devreye girer. Kalp atışı hızlanabilir, solunum değişebilir, kaslar gerilebilir ve kişi bulunduğu ortamdan uzaklaşma ihtiyacı hissedebilir.
Panik atağın belirtileri çoğunlukla kısa süre içerisinde yoğunlaşır. Kişi yaşadığı belirtileri anlamlandırmakta zorlandığında, bu bedensel duyumları ciddi bir hastalık veya yaklaşan bir felaket işareti olarak yorumlayabilir.
Örneğin kalp atışının hızlanması “Kalp krizi geçiriyorum”, baş dönmesi “Bayılacağım”, nefesin değişmesi ise “Boğulacağım” şeklinde yorumlanabilir. Bu düşünceler kişinin korkusunu artırarak bedensel belirtilerin daha yoğun hissedilmesine neden olabilir.
Panik atak sırasında yaşanan belirtiler oldukça zorlayıcı olabilse de tek başına bir panik atak yaşanması, kişinin panik bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Klinik değerlendirmede atakların tekrarlayıp tekrarlamadığı, beklenmedik biçimde ortaya çıkıp çıkmadığı ve kişinin yaşamını nasıl etkilediği birlikte ele alınır.
Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
Panik atak belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı kişilerde kalp çarpıntısı ve nefes darlığı gibi fiziksel belirtiler ön plandayken bazı kişilerde kontrolü kaybetme, bayılma veya ölüm korkusu daha belirgin olabilir.
Fiziksel Belirtiler
Panik atak sırasında görülebilecek fiziksel belirtiler şunlardır:
Kalp çarpıntısı veya kalp atışlarının hızlanması
Göğüste ağrı, baskı veya sıkışma hissi
Nefes darlığı
Yeterince nefes alamama hissi
Boğuluyormuş gibi hissetme
Terleme
Titreme
Baş dönmesi veya sersemlik
Bayılacakmış gibi hissetme
Mide bulantısı veya karın bölgesinde rahatsızlık
Ellerde ve ayaklarda uyuşma ya da karıncalanma
Sıcak basması veya üşüme
Kaslarda gerginlik
Boğazda düğümlenme hissi
Zihinsel ve Duygusal Belirtiler
Panik atak sırasında görülebilecek zihinsel ve duygusal belirtiler ise şunlardır:
Ölüm korkusu
Kalp krizi geçirdiğini düşünme
Kontrolünü kaybetme korkusu
Bayılacağına inanma
Çıldıracakmış gibi hissetme
Bulunduğu yerden kaçma isteği
Kendine yabancılaşma hissi
Çevrenin gerçek dışı görünmesi
Yardım alamayacağı düşüncesi
Yalnız kalmaktan korkma
Panik atak belirtileri bazı fiziksel sağlık sorunlarıyla benzerlik gösterebilir. Özellikle ilk kez yaşanan, alışılmıştan farklı gelişen veya yoğun göğüs ağrısı, bayılma ve ciddi nefes güçlüğü gibi belirtiler içeren durumlarda öncelikle tıbbi değerlendirme alınması önemlidir. NICE, fiziksel nedenler dışlandıktan sonra panik bozukluk açısından ruh sağlığı değerlendirmesi yapılmasını önermektedir.
Panik Atak ile Panik Bozukluk Arasındaki Fark Nedir?
Panik atak, farklı psikolojik veya fiziksel durumlar sırasında ortaya çıkabilen bir belirti kümesidir. Yoğun stres, travmatik yaşantılar, belirli fobiler, sosyal kaygı veya başka kaygı problemleri sırasında da panik atak yaşanabilir.
Panik bozuklukta ise panik atakların tekrarlanması ve kişinin yeni bir atak yaşama ihtimaliyle ilgili kalıcı bir korku geliştirmesi söz konusudur. Kişi panik atağın yeniden yaşanmaması için günlük yaşamında çeşitli değişiklikler yapmaya başlayabilir.
Örneğin kişi;
Evden tek başına çıkmamaya,
Toplu taşıma kullanmamaya,
Kalabalık ortamlara girmemeye,
Spor yapmaktan kaçınmaya,
Asansöre binmemeye,
Trafiğe çıkmamaya,
Evden veya hastaneden uzaklaşmamaya,
Yalnız kalmamaya
başlayabilir.
Bu davranışlar kısa vadede kişinin kendisini daha güvende hissetmesini sağlayabilir. Ancak uzun vadede kaçınmaların artması, kişinin yaşam alanının giderek daralmasına ve panik korkusunun devam etmesine neden olabilir.
Panik Döngüsü Nasıl Oluşur?
Panik bozukluğun devam etmesinde bedensel belirtilerin tehlikeli biçimde yorumlanması önemli bir rol oynayabilir. Panik döngüsü çoğunlukla şu şekilde ilerler:
Kişi kalp atışının hızlanması, nefesinin değişmesi veya baş dönmesi gibi bir bedensel duyum fark eder.
Bu duyumu tehlikeli bir durumun işareti olarak yorumlar.
“Kalp krizi geçiriyorum”, “Bayılacağım” veya “Kontrolümü kaybedeceğim” gibi düşünceler ortaya çıkar.
Korkunun artmasıyla vücudun alarm sistemi daha fazla etkinleşir.
Bedensel belirtiler yoğunlaşır.
Yoğunlaşan belirtiler kişinin tehlikeli bir durum yaşadığına daha fazla inanmasına neden olur.
Panik atağın ardından kişi aynı belirtileri yeniden yaşamamak için kaçınmaya veya sürekli önlem almaya başlar.
Terapi sürecinde kişinin bedensel duyumlarını nasıl yorumladığı, panik sırasında ortaya çıkan otomatik düşünceleri ve kaygıyı devam ettiren davranışları birlikte değerlendirilir.
Beklenti Kaygısı Nedir?
Panik atak sona erdikten sonra bazı kişiler “Tekrar ne zaman olacak?” düşüncesiyle yoğun bir endişe yaşamaya başlayabilir. Yeni bir atak geçirme konusunda yaşanan bu sürekli korku, beklenti kaygısı olarak ifade edilebilir.
Beklenti kaygısı yaşayan kişi gün içerisinde bedenini sürekli kontrol edebilir. Kalp atışını dinleyebilir, nefesini takip edebilir veya en küçük fiziksel değişikliği yaklaşan bir panik atağın habercisi olarak yorumlayabilir.
Kişi ayrıca yanında su, ilaç veya telefon bulunup bulunmadığını sık sık kontrol edebilir. Hastaneye yakın yerlerde bulunmak isteyebilir veya güvendiği bir kişi yanında değilken dışarı çıkmakta zorlanabilir.
Bu önlemler kişiyi kısa süreli olarak rahatlatabilir. Ancak kişinin panik belirtileriyle kendi başına baş edemeyeceği düşüncesini güçlendirebilir.
Panik Bozukluk ve Agorafobi
Panik atak yaşayan bazı kişiler, atak sırasında yardım alamayacağını veya bulunduğu ortamdan kolayca çıkamayacağını düşündüğü yerlerden kaçınabilir. Bu durum zamanla agorafobiyle ilişkili belirtilerin gelişmesine neden olabilir.
Kişi aşağıdaki durumlarda yoğun kaygı yaşayabilir:
Toplu taşıma araçları
Trafik
Alışveriş merkezleri
Sinema veya tiyatro salonları
Kalabalık caddeler
Köprüler ve tüneller
Asansörler
Uçak yolculukları
Evden uzak yerler
Tek başına dışarı çıkmak
Sırada beklemek
Kapalı veya çıkışın zor olduğu ortamlar
Kaçınmalar arttıkça kişi iş, eğitim, sosyal yaşam ve günlük sorumluluklar konusunda daha fazla zorlanabilir. Bazı kişiler yalnızca güvendikleri bir yakının eşliğinde dışarı çıkabilirken bazı kişiler evden çıkmakta dahi güçlük yaşayabilir.
Panik bozukluk, agorafobiyle birlikte veya agorafobi olmadan görülebilir. NICE’ın yetişkinlere yönelik klinik kılavuzu, her iki durumu da panik bozukluk değerlendirmesi ve yönetimi kapsamında ele almaktadır.
Panik Atak Neden Olur?
Panik atağın ortaya çıkması genellikle tek bir nedene bağlanamaz. Biyolojik yatkınlık, stres düzeyi, yaşam olayları, kişinin bedensel belirtileri yorumlama biçimi ve öğrenilmiş davranış örüntüleri birlikte etkili olabilir.
Panik atakların başlamasından önce bazı kişilerde şu durumlar görülebilir:
Yoğun iş veya okul stresi
İlişki sorunları
Ayrılık veya kayıp
Sağlıkla ilgili korkular
Travmatik deneyimler
Uykusuzluk
Uzun süreli yorgunluk
Fazla kafein tüketimi
Önemli yaşam değişiklikleri
Geçmişte yaşanan beklenmedik sağlık sorunları
Bununla birlikte bazı panik ataklar belirgin bir tetikleyici olmadan da ortaya çıkabilir. Kişinin panik atağın nedenini hemen belirleyememesi, belirtilerin gerçek olmadığı veya isteyerek oluşturulduğu anlamına gelmez.
Panik Atak Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?
Panik bozukluk yalnızca atakların yaşandığı dakikalarla sınırlı değildir. Ataklar arasında devam eden korku, kontrol davranışları ve kaçınmalar kişinin günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir.
Panik atak yaşayan kişi;
İşe veya okula gitmekte zorlanabilir,
Toplu taşımayı kullanamayabilir,
Uzun yolculuklardan kaçınabilir,
Tek başına kalmak istemeyebilir,
Spor yapmayı bırakabilir,
Kalp atışını hızlandırabilecek aktivitelerden uzak durabilir,
Sürekli sağlık kontrolü yaptırabilir,
Acil servise sık başvurabilir,
Sosyal ortamlardan çekilebilir,
Evden uzaklaşmakta zorlanabilir,
Yakınlarından sürekli güvence isteyebilir.
Panik belirtilerinin kişinin hareket alanını daraltması, özgüvenin azalmasına ve sosyal yaşamdan uzaklaşmaya neden olabilir. Bu nedenle terapi sürecinde yalnızca atakların sıklığı değil, kişinin atak korkusu nedeniyle yapamadığı veya ertelediği durumlar da ele alınır.
Kadıköy Panik Atak Terapisi Nasıl İlerler?
Kadıköy panik atak terapisi sürecinin ilk görüşmelerinde kişinin yaşadığı belirtiler ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Panik atakların ne zaman başladığı, hangi sıklıkta yaşandığı, kişinin atak sırasında ne düşündüğü ve ataklardan sonra hangi davranışları geliştirdiği ele alınır.
İlk değerlendirmelerde şu konular üzerinde durulabilir:
İlk panik atağın ne zaman yaşandığı
Atakların beklenmedik mi yoksa belirli durumlarla bağlantılı mı olduğu
Fiziksel belirtilerin nasıl yorumlandığı
Kişinin atak sırasında ne yapmaya çalıştığı
Kaçınılan yerler ve aktiviteler
Güvence arama davranışları
Sağlık kontrolleri
Uyku ve yaşam düzeni
Kafein ve benzeri uyarıcıların kullanımı
İş, okul ve ilişkiler üzerindeki etkiler
Daha önce alınan psikolojik veya tıbbi destekler
Bu değerlendirme sonucunda danışanın ihtiyaçlarına uygun terapi hedefleri belirlenir. Her danışanda aynı belirtiler ve kaçınmalar görülmediği için psikoterapi süreci kişiye özel olarak yapılandırılır.
Panik Bozukluk Terapisinde Neler Üzerinde Çalışılır?
Panik bozukluk terapisinde temel amaç kişinin hiçbir zaman kaygı yaşamamasını sağlamak değildir. Kişinin panik belirtilerini daha gerçekçi biçimde değerlendirebilmesi, bedensel duyumlardan duyduğu korkuyu azaltabilmesi ve kaçındığı yaşam alanlarına kademeli olarak geri dönebilmesi hedeflenir.
Terapi sürecinde şu alanlar ele alınabilir:
Panik atağın nasıl oluştuğunun anlaşılması
Bedensel belirtilerin yanlış yorumlanmasının fark edilmesi
Otomatik düşüncelerin değerlendirilmesi
Panik sırasında kullanılan güvenlik davranışlarının belirlenmesi
Sürekli beden kontrolünün azaltılması
Kaçınma davranışlarıyla çalışılması
Belirsizliğe tahammülün geliştirilmesi
Atak sonrasındaki beklenti kaygısının ele alınması
Günlük yaşamın yeniden genişletilmesi
Kişinin kendi baş etme kaynaklarının güçlendirilmesi
Bilişsel Davranışçı Terapi ve Panik Bozukluk
Bilişsel Davranışçı Terapi, panik bozuklukta kullanılan psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Bu yaklaşımda kişinin bedensel duyumları nasıl yorumladığı, panik atağı artıran düşünceleri ve korkuyu devam ettiren kaçınmaları ele alınabilir.
Örneğin kişi kalp atışının hızlanmasını kesin olarak kalp krizi geçireceği şeklinde yorumluyorsa bu düşüncenin hangi deneyimlere ve varsayımlara dayandığı değerlendirilir. Kişinin kaygı belirtileriyle tehlike arasındaki ayrımı daha gerçekçi biçimde yapabilmesi amaçlanır.
Gerekli durumlarda, danışanın hazır oluşu ve klinik değerlendirme dikkate alınarak kaçınılan durumlarla kademeli biçimde çalışılabilir. Buradaki amaç kişiyi hazırlıksız biçimde korktuğu durumun içine bırakmak değil, kaygıyla baş etme kapasitesini güvenli ve planlı bir süreç içerisinde geliştirmektir.
NIMH ve NICE kaynakları, psikoterapiyi ve özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımı panik bozukluğun temel müdahale seçenekleri arasında göstermektedir. Tedavi planı kişinin ihtiyaçlarına, tercihlerine ve klinik durumuna göre belirlenmelidir.
Panik Atakta İlaç Kullanılır mı?
Panik bozuklukta psikoterapi, psikiyatri hekimi tarafından planlanan ilaç tedavisi veya gerekli durumlarda her iki yaklaşım birlikte değerlendirilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğu belirtilerin yoğunluğuna, kişinin sağlık durumuna, ihtiyaçlarına ve tercihine göre değişebilir.
Psikolog ilaç reçete etmez. İlaç başlanması, dozunun değiştirilmesi veya bırakılması yalnızca psikiyatri hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Kullanılan ilaçların kişinin kendi kararıyla aniden bırakılması uygun değildir.
Psikoterapi sırasında ilaç desteğine ihtiyaç olabileceği düşünülürse danışan psikiyatri uzmanına yönlendirilebilir. Benzer biçimde psikiyatri tedavisi devam eden kişiler, hekimleriyle koordineli biçimde psikoterapi sürecine başlayabilir.
Panik Atak İçin Ne Zaman Psikolojik Destek Alınabilir?
Aşağıdaki durumlarda psikolojik destek alınması değerlendirilebilir:
Panik ataklar tekrarlıyorsa,
Yeniden atak yaşama korkusu devam ediyorsa,
Kişi belirli yerlerden veya durumlardan kaçınıyorsa,
Toplu taşıma kullanmak zorlaşıyorsa,
Yalnız kalma veya yalnız dışarı çıkma konusunda korku yaşanıyorsa,
Atak korkusu iş ve sosyal yaşamı etkiliyorsa,
Sürekli sağlık kontrolü ihtiyacı duyuluyorsa,
Beden belirtileri sürekli takip ediliyorsa,
Kişinin yaşam alanı giderek daralıyorsa,
Panik belirtileri nedeniyle uyku ve günlük düzen bozuluyorsa.
Destek almak için belirtilerin çok ağırlaşmasını veya kişinin günlük yaşamdan tamamen uzaklaşmasını beklemek gerekmez. Erken dönemde yapılacak değerlendirme, panik döngüsünü ve kaçınma davranışlarını daha net biçimde anlamaya yardımcı olabilir.
Kadıköy Panik Atak ve Panik Bozukluk Görüşmeleri
Klinik Psikolog Anıl Hatipoğlu, yetişkinlerle yürüttüğü bireysel psikoterapi çalışmalarında panik atak, kaygı bozuklukları ve fobiler üzerine çalışmaktadır. Terapi sürecinde danışanın ihtiyaçlarına göre Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapisi ve Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi yaklaşımlarından yararlanılabilmektedir.
Yüz yüze görüşmeler İstanbul Anadolu Yakası’nda, Fenerbahçe Mahallesi, Bağdat Caddesi, Kadıköy konumunda gerçekleştirilmektedir. Görüşmeler danışanın koşullarına göre yüz yüze veya online biçimde planlanabilmektedir.
Kadıköy panik atak terapisi, Kadıköy panik bozukluk terapisi, Feneryolu psikolog veya Bağdat Caddesi psikolog arayışında olan yetişkinler, yaşadıkları belirtilerin değerlendirilmesi ve uygun psikoterapi sürecinin planlanması amacıyla görüşme talebinde bulunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Panik Atak Tehlikeli midir?
Panik atak sırasında yaşanan belirtiler kişide ciddi bir sağlık sorunu olduğu hissini oluşturabilir. Ancak panik atak belirtileri ile fiziksel hastalık belirtileri birbirine benzeyebildiği için özellikle ilk kez yaşanan, olağandışı veya yoğun belirtilerde tıbbi değerlendirme alınmalıdır. Fiziksel nedenler dışlandıktan sonra ruh sağlığı değerlendirmesi yapılabilir.
Panik Atak Kalp Krizine Benzer mi?
Kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı, terleme ve nefes darlığı gibi bazı panik atak belirtileri kalp krizi belirtilerine benzeyebilir. Kişinin belirtileri kendi kendine panik atak olarak değerlendirmesi doğru değildir. Yeni başlayan veya şiddetli fiziksel belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Panik Atak Kendiliğinden Geçer mi?
Tek bir panik atak kısa süre içerisinde azalabilir. Ancak atakların tekrarlaması, yeniden atak yaşama korkusu ve kaçınma davranışlarının başlaması durumunda psikolojik değerlendirme alınması yararlı olabilir.
Panik Bozukluk Terapisi Ne Kadar Sürer?
Terapi süresi kişinin belirtilerine, kaçınma davranışlarının düzeyine, eşlik eden diğer sorunlara ve belirlenen terapi hedeflerine göre değişebilir. İlk görüşmelerin ardından süreç danışanla birlikte planlanır.
Panik Atak Sırasında Bayılınır mı?
Panik atak sırasında kişi yoğun biçimde bayılacakmış gibi hissedebilir. Ancak baş dönmesi veya sersemlik hissinin farklı fiziksel nedenleri de olabileceğinden, belirtiler özellikle yeni başladıysa tıbbi değerlendirme alınması gerekir.
Panik Atak Tamamen Geçer mi?
Psikoterapiyle panik belirtilerinin, atak korkusunun ve kaçınma davranışlarının önemli ölçüde azaltılması hedeflenebilir. Bununla birlikte her danışanın süreci farklıdır ve belirli bir sonuç ya da seans sayısı için garanti verilemez.
