Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi; kişinin yalnızca yaşadığı sorunun nedenlerine değil, ulaşmak istediği değişime, mevcut kaynaklarına ve yaşamında hâlihazırda işe yarayan deneyimlere odaklanan bir psikoterapi yaklaşımıdır.

Yaklaşım, Steve de Shazer, Insoo Kim Berg ve çalışma arkadaşları tarafından 1970’lerin sonlarından itibaren Milwaukee’deki Brief Family Therapy Center bünyesinde geliştirilmiştir. Zaman içinde bireysel psikoterapi, çift ve aile görüşmeleri ile farklı psikososyal destek alanlarında kullanılan bir çalışma modeli hâline gelmiştir.

“Kısa süreli” ifadesi, psikoterapinin herkes için önceden belirlenmiş birkaç seansta tamamlanacağı anlamına gelmez. Yaklaşım, görüşmelerde kişinin hedeflerine doğrudan yönelmeyi ve gerekli olandan daha uzun bir çalışma yürütmemeyi önemser. Toplam görüşme sayısı; başvuru nedenine, kişinin ihtiyaçlarına ve süreçte ortaya çıkan değişimlere göre farklılaşabilir.

Çözüm Odaklı Terapi Nedir?

Çözüm odaklı yaklaşım, kişinin yaşadığı güçlüğü görmezden gelmeden, görüşmenin ağırlığını nasıl bir değişim istediğine yöneltir. Sorunun bütün nedenlerinin ayrıntılı biçimde açıklanmasının, her zaman değişimin zorunlu ön koşulu olmadığı kabul edilir.

Psikoterapi sürecinde şu sorular üzerinde durulabilir:

  • Kişi yaşamında neyin değişmesini istiyor?
  • İstenen değişim gerçekleştiğinde günlük yaşam nasıl farklı görünecek?
  • Sorunun daha az etkili olduğu zamanlarda neler farklı oluyor?
  • Kişinin daha önce işe yarayan hangi yöntemleri bulunuyor?
  • Mevcut koşullar içinde atılabilecek küçük ve uygulanabilir adım nedir?
  • Kişinin fark etmediği hangi becerileri ve destek kaynakları mevcut?

Bu sorular kişiye hazır bir çözüm vermek için değil, kişinin kendi yaşamına uygun seçenekleri daha görünür hâle getirmek amacıyla kullanılır. Çözüm Odaklı Terapi Enstitüsü, yaklaşımı danışanın ulaşmak istediği geleceği, mevcut güçlü yönlerini ve işe yarayan deneyimlerini temel alan hedef odaklı bir psikoterapi modeli olarak açıklamaktadır.

Sorunlar Görmezden mi Gelinir?

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi hakkında görülen yaygın yanlış anlamalardan biri, yaklaşımın sorunlar hakkında konuşmadığı veya kişiyi yalnızca olumlu düşünmeye yönelttiğidir.

Terapi sürecinde kişinin yaşadığı güçlükler, kayıplar, zorlayıcı duygular ve mevcut riskler elbette ele alınabilir. Ancak görüşmelerin tamamının sorunun nasıl oluştuğu ve neden devam ettiği üzerinde geçirilmesi zorunlu görülmez.

Örneğin iş yaşamında kendisini ifade etmekte zorlanan bir kişiyle:

  • Hangi durumların daha zorlayıcı olduğu,
  • Bu güçlüğün yaşamını nasıl etkilediği,
  • Değişmesini istediği somut noktalar,
  • Kendini daha rahat ifade edebildiği istisnai anlar,
  • Bu anlarda farklı yaptığı davranışlar,
  • Küçük bir ilerlemenin nasıl fark edileceği

birlikte değerlendirilebilir.

Amaç yaşanan sorunu küçümsemek değil, kişinin sorunla tamamen özdeşleşmesini önleyerek değişim ihtimallerine de alan açmaktır.

Yaklaşımın Temel İlkeleri

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, kişinin kendi yaşamına ilişkin bilgi ve deneyimini merkeze alır. Terapist, danışanın yerine karar veren veya doğru çözümü önceden bilen kişi olarak konumlanmaz.

Yaklaşımın temelinde şu ilkeler bulunur:

Kişinin Hedefleri Önceliklidir

Psikoterapinin yönü yalnızca sorunun adına göre belirlenmez. Kişinin görüşmeler sonucunda yaşamında neyin farklı olmasını istediği anlaşılmaya çalışılır.

“Daha iyi hissetmek istiyorum” gibi genel bir beklenti, günlük yaşamda gözlemlenebilecek daha somut değişimler üzerinden değerlendirilebilir. Örneğin kişinin sabahları yataktan daha düzenli kalkması, iş arkadaşlarıyla iletişim kurması veya ertelediği bir sorumluluğa başlaması kendisi açısından anlamlı bir değişim olabilir.

Küçük Değişimler Önemlidir

Çözüm odaklı yaklaşımda değişimin her zaman büyük ve ani olması beklenmez. Küçük bir davranış değişikliğinin kişinin düşüncelerini, ilişkilerini veya günlük düzenini etkileyebileceği değerlendirilir.

Küçük hedefler, sorunun önemsiz görüldüğü anlamına gelmez. Amaç, mevcut koşullarda uygulanabilecek ve kişi tarafından fark edilebilecek adımlar belirlemektir.

İstisnalar İncelenir

Sorunun her zaman ve her ortamda aynı yoğunlukta yaşanmadığı durumlar “istisna” olarak ele alınabilir.

Örneğin kişi sürekli erteleme yaşadığını düşünse de bazı görevleri zamanında tamamladığı dönemler bulunabilir. Terapide bu dönemlerin nasıl gerçekleştiği, kişinin neyi farklı yaptığı ve benzer koşulların yeniden oluşturulup oluşturulamayacağı değerlendirilebilir.

Mevcut Kaynaklar Görünür Hâle Getirilir

Kişinin geçmişte baş ettiği güçlükler, kullandığı beceriler, destek aldığı ilişkiler ve yaşamında sürdürmeyi başardığı alanlar incelenebilir.

Bu yaklaşım, kişinin yalnızca eksiklerine veya yapamadıklarına odaklanmak yerine mevcut kapasitesini daha dengeli değerlendirmesine yardımcı olacak bir görüşme çerçevesi sunar. SFBT kaynaklarında danışanın işe yarayan davranışlarının, becerilerinin ve mevcut ilerlemesinin görünür hâle getirilmesi yaklaşımın temel özellikleri arasında gösterilmektedir.

Çözüm Odaklı Terapide Kullanılan Sorular

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, belirli soru biçimlerinden yararlanabilen konuşmaya dayalı bir yaklaşımdır. Sorular bir test veya sorgulama amacıyla değil, kişinin hedeflerini ve kaynaklarını ayrıntılandırmak için kullanılır.

Tercih Edilen Gelecek Soruları

Kişinin yaşadığı güçlük azaldığında veya değişim gerçekleştiğinde yaşamında nelerin farklı olacağını anlamaya yöneliktir.

Örneğin:

  • “Bu görüşmeler sizin için yararlı olduğunda hayatınızda ne değişmiş olacak?”
  • “Yarın küçük bir ilerleme gerçekleşse bunu ilk olarak nasıl fark ederdiniz?”
  • “Çevrenizdeki kişiler sizdeki değişimi hangi davranışınızdan anlayabilir?”

Bu sorular gerçek dışı bir gelecek vadetmez. Kişinin hedefini günlük yaşamda gözlemlenebilir hâle getirmeye yardımcı olur.

İstisna Soruları

Sorunun daha az yaşandığı veya kişinin güçlükle daha işlevsel biçimde baş ettiği zamanları araştırır.

Örneğin:

  • “Bu durumun sizi daha az etkilediği bir zaman oldu mu?”
  • “O gün farklı olan neydi?”
  • “Siz neyi farklı yaptınız?”
  • “Benzer bir durumu yeniden oluşturabilmek için hangi koşullar gerekli olabilir?”

Ölçek Soruları

Kişinin mevcut durumunu, hedefini veya ilerlemesini sayısal bir ölçek üzerinden değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Örneğin kişiden mevcut durumunu 0 ile 10 arasında değerlendirmesi istenebilir. Ardından neden daha düşük bir sayı seçmediği, bir puanlık ilerlemenin nasıl görüneceği veya mevcut noktaya ulaşmasını hangi kaynakların sağladığı konuşulabilir.

Ölçek soruları psikolojik bir ölçme aracı veya tanı testi değildir. Görüşmeyi somutlaştırmak ve kişinin kendi değerlendirmesini takip etmek amacıyla kullanılabilir.

Baş Etme Soruları

Kişinin zorlayıcı koşullara rağmen yaşamında sürdürebildiği alanları fark etmeye yöneliktir.

“Bütün bu zorluklara rağmen bugüne kadar nasıl devam edebildiniz?” gibi bir soru, kişinin yaşadığı güçlüğü küçümsemeden mevcut dayanıklılığını ve kullandığı yöntemleri değerlendirmeye açabilir.

Tercih edilen gelecek, istisnalar, ölçeklendirme ve mevcut baş etme becerileri üzerine kurulan sorular, çözüm odaklı görüşmelerin yaygın bileşenleri arasındadır.

Seanslar Nasıl İlerler?

Çözüm odaklı terapi seanslarında öncelikle kişinin görüşmeden ne beklediği ve yaşamında nasıl bir değişim görmek istediği anlaşılmaya çalışılır.

Seanslarda genel olarak:

  • Kişinin öncelikli hedefi belirlenebilir.
  • Hedefin günlük yaşamdaki somut karşılığı değerlendirilebilir.
  • Sorunun daha az yaşandığı zamanlar incelenebilir.
  • Kişinin güçlü yönleri ve mevcut kaynakları ele alınabilir.
  • Görüşmeler arasında denenebilecek küçük adımlar belirlenebilir.
  • Önceki seanstan bu yana ortaya çıkan ilerlemeler konuşulabilir.
  • Hedeflerin güncelliği yeniden değerlendirilebilir.

Terapist, danışanın anlatımını yönlendiren tek uzman olarak değil, yararlı olabilecek ayrıntıları ortaya çıkarmaya çalışan bir görüşme ortağı olarak hareket eder. Çözüm odaklı kuruluşlar yaklaşımın danışanın tercih ettiği geleceğe, mevcut ilerlemesine ve işe yarayan deneyimlerine dayanan iş birliğine açık bir konuşma biçimi olduğunu vurgulamaktadır.

Geçmiş Deneyimler Konuşulur mu?

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi çoğunlukla mevcut durum ve istenen gelecek üzerinde çalışır. Ancak bu durum geçmiş deneyimlerin kesinlikle konuşulmayacağı anlamına gelmez.

Geçmiş;

  • Kişinin daha önce kullandığı işe yarayan yöntemleri,
  • Zor dönemlerle nasıl baş ettiğini,
  • Mevcut güçlü yönlerini,
  • Sorunun daha az etkili olduğu dönemleri,
  • Bugünkü hedeflerini etkileyen deneyimleri

anlamak amacıyla ele alınabilir.

Yaklaşımda geçmişin her ayrıntısının incelenmesi zorunlu görülmez. Hangi deneyimlerin konuşulacağı, kişinin ihtiyaçlarına ve görüşmenin hedeflerine göre belirlenir.

Travmatik veya zorlayıcı yaşam olayları söz konusu olduğunda kişinin deneyimi yalnızca “çözüme odaklanma” gerekçesiyle geçiştirilmemelidir. Güvenlik, duygusal hazırlık, risk değerlendirmesi ve gerekiyorsa farklı psikolojik ya da tıbbi destekler dikkate alınmalıdır.

Hangi Konularda Kullanılabilir?

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, belirli ve somut değişim hedeflerinin bulunduğu farklı psikolojik ve ilişkisel başvuru nedenlerinde değerlendirilebilir.

Bunlar arasında:

  • Günlük yaşamda stres ve uyum güçlükleri,
  • Karar verme süreçleri,
  • İletişim sorunları,
  • İlişkisel güçlükler,
  • Motivasyon ve erteleme,
  • İş veya eğitim yaşamındaki zorlanmalar,
  • Kişisel hedeflerin belirlenmesi,
  • Yaşam geçişlerine uyum,
  • Kaygı veya çökkünlükle ilişkili bazı güçlükler

yer alabilir.

Bir yaklaşımın farklı konularda kullanılabilmesi, her kişi ve her durum için uygun olduğu anlamına gelmez. Terapi ekolü; kişinin başvuru nedeni, ihtiyaçları, risk durumu, tercihleri ve psikoloğun eğitim ve yetkinliği doğrultusunda belirlenmelidir. Çözüm odaklı yaklaşımın ruh sağlığı hizmetleri dâhil olmak üzere farklı uygulama alanlarında kullanıldığı bildirilmektedir.

Kısa Süreli Olması Hızlı Sonuç Garantisi Verir mi?

Hayır. Yaklaşımın adındaki “kısa süreli” ifadesi, belirli sayıda seansta kesin sonuç alınacağı anlamına gelmez.

Bazı kişiler sınırlı ve somut bir hedef üzerinde daha kısa bir çalışma yürütebilir. Bazı kişilerde ise başvuru nedeninin kapsamı, eşlik eden psikolojik güçlükler veya yaşam koşulları daha uzun ya da farklı bir psikoterapi yaklaşımını gerekli kılabilir.

Seans sayısı ve sürecin formatı şu unsurlara göre değişebilir:

  • Kişinin çalışma hedefi,
  • Başvuru nedeninin kapsamı,
  • Günlük yaşam üzerindeki etkiler,
  • Eşlik eden psikolojik veya fiziksel durumlar,
  • Kişinin tercihleri,
  • Süreç içinde ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar.

İlk görüşmede kesin seans sayısı, hızlı sonuç veya başarı garantisi verilmesi uygun değildir. Hedefler ve görüşmelerin sürdürülme ihtiyacı süreç içinde kişiyle birlikte değerlendirilebilir.

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Çözüm odaklı terapi sorunları görmezden gelir mi?

Hayır. Kişinin yaşadığı sorunlar ve zorlayıcı duygular görüşmelerde ele alınabilir. Ancak terapi yalnızca sorunun nedenlerini ayrıntılı biçimde incelemekle sınırlı kalmaz. Kişinin istediği değişim, mevcut becerileri ve sorunun daha az etkili olduğu durumlar da değerlendirilir.

Geçmiş deneyimler tamamen dışarıda bırakılmaz. Kişinin daha önce nasıl baş ettiği, hangi yöntemlerin işe yaradığı ve geçmişteki hangi deneyimlerin bugünkü hedeflerle bağlantılı olduğu konuşulabilir. Geçmişin ne ölçüde ele alınacağı kişinin ihtiyaçlarına göre değişir.

Herkes için geçerli sabit bir seans sayısı bulunmaz. Süre; başvuru nedenine, kişinin hedeflerine ve süreçte ortaya çıkan ihtiyaçlara göre belirlenir. Yaklaşımın kısa süreli olarak adlandırılması, hızlı veya kesin sonuç garantisi anlamına gelmez.

Genellikle amaç terapistin hazır bir çözüm sunması değildir. Terapist, kişinin kendi hedeflerini, güçlü yönlerini ve uygulanabilir seçeneklerini fark etmesine yardımcı olacak sorular kullanır. Hangi adımın uygun olduğuna ilişkin karar, kişinin yaşam koşulları ve tercihleri dikkate alınarak birlikte değerlendirilir.

RANDEVU OLUŞTURUN
Ön görüşme talebinizi iletin.

Randevu takvimi ve randevu detaylarını netleştirmek için sizinle iletişime geçeceğiz.

Diğer iletişim kanallarımız
WhatsApp Hattı

+90 532 346 27 60