Kadıköy Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı

Yas ve kayıp sürecine yönelik psikolojik görüşmeler, kişinin yaşadığı kaybı unutmasını veya belirli bir sürede geride bırakmasını amaçlamaz.

Kadıköy Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı, kayıp sonrasında ortaya çıkabilen duygusal, zihinsel ve günlük yaşamla ilişkili değişimlerin profesyonel bir görüşme çerçevesinde ele alınmasına yönelik bir çalışma alanıdır. Yas sürecinde amaç kişinin yaşadığı kaybı unutması, belirli bir sürede geride bırakması veya herkes için geçerli olduğu varsayılan bir yas biçimine uyum sağlaması değildir.

Kayıp deneyimleri yalnızca sevilen bir kişinin ölümüyle sınırlı olmayabilir. Bir ilişkinin sona ermesi, sağlık durumunda önemli bir değişiklik, iş veya yaşam düzeninin değişmesi, taşınma ya da kişi açısından anlam taşıyan bir rolün sona ermesi de kayıp duygusuyla ilişkili olabilir.

Kadıköy’de yas ve kayıp sürecine yönelik psikolojik görüşmelerde kişinin yaşadığı kaybın kendisi için taşıdığı anlam, değişen yaşam koşulları, duygusal deneyimleri ve mevcut destek kaynakları birlikte değerlendirilebilir. Yasın biçimi ve süresi kişiden kişiye değişebildiği için herkes açısından geçerli sabit bir zaman çizelgesi bulunmaz.

Yas Nedir?

Yas; değer verilen bir kişinin, ilişkinin, yaşam koşulunun veya geleceğe ilişkin bir beklentinin kaybedilmesinin ardından ortaya çıkabilen kişisel bir uyum sürecidir.

Yas sırasında kişi yalnızca kaybettiği kişiyi veya durumu özlemeyebilir. Kayıpla birlikte değişen günlük alışkanlıklara, aile içindeki rollere, gelecek planlarına ve kendilik algısına da uyum sağlamaya çalışabilir.

Örneğin sevilen bir kişinin kaybı sonrasında:

  • Günlük yaşamda onun varlığıyla bağlantılı alışkanlıklar değişebilir.
  • Aile içindeki sorumluluklar yeniden düzenlenebilir.
  • Geleceğe ilişkin ortak planlar sona erebilir.
  • Kişinin kendisini tanımladığı eş, evlat, ebeveyn veya arkadaş gibi roller farklılaşabilir.
  • Güven, süreklilik ve yaşamın öngörülebilirliğiyle ilgili düşünceler etkilenebilir.

Bu nedenle yas yalnızca üzgün hissetmekten ibaret değildir. Kaybın kişinin yaşamındaki yerini anlamlandırması ve değişen koşullara uyum sağlaması zaman içinde farklı biçimlerde ilerleyebilir.

Her Kayıp Ölümle mi İlgilidir?

Hayır. Yas ve kayıp süreci yalnızca bir kişinin ölümü sonrasında yaşanmaz. Kişi için önemli olan bir bağın, yaşam biçiminin, yetinin veya beklentinin sona ermesi de yas tepkileri oluşturabilir.

Psikolojik görüşmelerde ele alınabilecek kayıp deneyimleri arasında şunlar bulunabilir:

  • Bir aile üyesinin, arkadaşın veya partnerin ölümü
  • Gebelik kaybı
  • Bir evcil hayvanın kaybı
  • Ayrılık veya boşanma
  • Arkadaşlık ilişkisinin sona ermesi
  • İş kaybı veya emeklilik
  • Maddi güvence ya da sosyal statü kaybı
  • Taşınma veya göç
  • Evden, şehirden veya alışılmış çevreden ayrılma
  • Kronik hastalık veya engellilik nedeniyle yaşam düzeninin değişmesi
  • Bedensel bir yetinin kaybedilmesi
  • Doğurganlıkla ilgili kayıplar
  • Çocukların evden ayrılması
  • Aile içindeki rollerin değişmesi
  • Geleceğe ilişkin bir planın gerçekleşmemesi
  • Güven duygusunun veya yaşamın öngörülebilir olduğu düşüncesinin zedelenmesi

NHS, ölüm dışındaki ilişki, iş ve yaşam alanı kayıplarının da yas tepkilerine neden olabileceğini belirtmektedir. Kaybın çevredeki kişiler tarafından daha az görünür olması, kişinin yaşadığı duyguların önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Yas Sürecinde Hangi Tepkiler Görülebilir?

Yas tepkileri kişiden kişiye değişebilir. Aynı kişi bile farklı zamanlarda birbirinden farklı duygular yaşayabilir. Duyguların yoğunluğu gün içinde değişebilir veya belirli anılar, tarihler ve ortamlarla yeniden artabilir.

Yas sürecinde görülebilecek duygusal tepkiler şunlardır:

  • Yoğun üzüntü
  • Özlem
  • Şaşkınlık ve inanamama
  • Uyuşmuşluk veya hiçbir şey hissedememe
  • Öfke
  • Suçluluk
  • Çaresizlik
  • Yalnızlık
  • Kaygı ve güvensizlik
  • Rahatlama hissi
  • Geleceğe ilişkin belirsizlik
  • Terk edilmişlik düşüncesi
  • Kaybedilen kişiye karşı kırgınlık
  • Bazı anlarda neşe hissedildiğinde suçluluk duyma

Kayıp sonrasında rahatlama hissetmek de mümkün olabilir. Özellikle uzun süren hastalık, yoğun bakım verme sorumluluğu veya zorlayıcı bir ilişkinin ardından ortaya çıkan rahatlama, kişinin kaybettiği kişiyi önemsemediği anlamına gelmez. Birbiriyle çelişkili görünen duygular aynı anda bulunabilir.

Zihinsel tepkiler arasında şunlar görülebilir:

  • Kaybın gerçekleştiğine inanmakta zorlanma
  • Kaybedilen kişiyi sürekli düşünme
  • Geçmiş konuşmaları tekrar tekrar gözden geçirme
  • “Farklı davransaydım ne olurdu?” sorusuna odaklanma
  • Dikkati toplamakta zorlanma
  • Unutkanlık
  • Karar vermekte güçlük
  • Gelecek planlarının anlamsız gelmesi
  • Ölüm ve yaşamın anlamı üzerine yoğun düşünme
  • Kaybedilen kişiyi görmüş veya sesini duymuş gibi hissetme

Yas sırasında yorgunluk, uyku değişiklikleri, iştahta azalma veya artış, kas gerginliği, baş ağrısı ve mide rahatsızlığı gibi bedensel tepkiler de yaşanabilir. Bu belirtiler uzun sürüyorsa, şiddetliyse veya yeni bir sağlık sorununu düşündürüyorsa yalnızca yasa bağlanmamalı ve tıbbi değerlendirme alınmalıdır.

Şok, uyuşmuşluk, yoğun üzüntü, yorgunluk, öfke ve suçluluk yasın farklı biçimlerde görülebilen tepkileri arasındadır. Bu duygular sürekli aynı yoğunlukta bulunmayabilir ve beklenmedik zamanlarda yeniden ortaya çıkabilir.

Bağdat Caddesi Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı

Bağdat Caddesi Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı hakkında araştırma yapan kişiler, kayıp sonrasında yaşadıkları değişimleri profesyonel bir görüşme ortamında değerlendirmek isteyebilir. Yas yalnızca yoğun üzüntüyle sınırlı değildir; özlem, öfke, suçluluk, şaşkınlık, belirsizlik veya zaman zaman hiçbir şey hissedememe gibi birbirinden farklı deneyimler yas sürecinde görülebilir.

Kayıp sonrasında kişinin günlük yaşamındaki roller, ilişkiler, sorumluluklar ve gelecek planları da değişebilir. Bu nedenle psikolojik görüşmelerde yalnızca yaşanan duygular değil, kaybın kişinin yaşamındaki yeri ve değişen koşullara uyum süreci de değerlendirilebilir.

Bağdat Caddesi Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı kapsamında kişinin yasını nasıl yaşaması gerektiğine ilişkin standart bir model benimsenmez. Kişisel deneyimler, aile yapısı, sosyal destek kaynakları, kültürel değerler ve kaybedilen kişi veya durumla kurulan ilişkinin niteliği sürecin nasıl yaşandığını etkileyebilir.

Feneryolu Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı

Feneryolu Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı hakkında bilgi araştırılırken yasın herkes için aynı sırada veya aynı zaman aralığında ilerlemediğinin bilinmesi önemlidir. Bazı kişiler günlük yaşamlarına daha kısa sürede yeniden katılabilirken bazı kişilerde kayıpla ilişkili duygular daha uzun süre yoğun biçimde devam edebilir. Bu durum tek başına psikolojik bir bozukluk göstergesi olarak değerlendirilmez.

Yas sürecinde kaybedilen kişiye veya geçmişteki yaşam düzenine duyulan özlemle birlikte kişinin değişen koşullara uyum sağlaması gerekebilir. Aile içindeki rollerin değişmesi, yalnızlık hissi, gelecek planlarının farklılaşması veya belirli gün ve mekânların kaybı yeniden hatırlatması sürecin farklı parçaları olabilir.

Feneryolu Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı kapsamında yüz yüze psikolojik görüşme araştıran kişiler açısından görüşmeler Feneryolu’na yakın, Kadıköy Bağdat Caddesi üzerindeki sağlık meslek biriminde gerçekleştirilmektedir. Feneryolu burada resmi adres değil, yakın çevre ve ulaşım bağlamını ifade etmektedir.

Yas Belirli Aşamalardan mı Oluşur?

Yas çoğu zaman inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme gibi aşamalar üzerinden anlatılır. Ancak herkes bu duyguları yaşamaz ve bu tepkiler belirli bir sırayla ilerlemek zorunda değildir.

Kişi bir gün kaybı daha sakin biçimde karşılayabilirken ertesi gün yoğun özlem veya öfke yaşayabilir. Uzun süre daha dengeli hissettikten sonra bir yıl dönümü, şarkı, koku veya tanıdık bir mekân güçlü duyguları yeniden harekete geçirebilir.

Bu değişimler kişinin “başa döndüğünü” veya yas sürecini yanlış yaşadığını göstermez. Yasın düz bir çizgi üzerinde ilerlemesi beklenmemelidir. APA, yas için standart bir zaman bulunmadığını ve kişilerin ardışık, sabit aşamalardan geçmesinin zorunlu olmadığını belirtmektedir.

Kaybı Kabullenmek Ne Anlama Gelir?

Kabullenmek; kaybı onaylamak, sevmek, unutmak veya kaybedilen kişiyle kurulan bağı sona erdirmek anlamına gelmez.

Yas sürecinde kabullenme, kaybın gerçekleşmiş olduğu gerçeğine ve kayıpla birlikte değişen yaşam koşullarına zaman içinde uyum sağlayabilmek olarak ele alınabilir. Kişi kaybedilen kişiyi anmaya, özlemeye ve onunla ilgili duygular taşımaya devam edebilir.

Amaç kaybedilen kişiyle ilgili anıları silmek değil, bu anıların kişinin yaşamında taşınabilir bir yer edinmesini desteklemektir. Bazı kişiler fotoğraflar, anma törenleri, kişisel ritüeller, yazılar veya anlam taşıyan etkinlikler aracılığıyla kaybettikleri kişiyle olan bağlarını farklı bir biçimde sürdürebilir.

Bu süreç için tek bir yöntem yoktur. Kişinin kültürel değerleri, inançları, aile yapısı ve kaybedilen kişiyle olan ilişkisi dikkate alınmalıdır.

Yasın Süresi Ne Kadardır?

Yas için herkes açısından geçerli kesin bir zaman sınırı bulunmaz. Kaybın niteliği, kaybedilen kişiyle kurulan ilişki, ölümün gerçekleşme biçimi, kişinin önceki kayıp deneyimleri ve sosyal destek kaynakları süreci etkileyebilir.

Bazı kişiler günlük sorumluluklarına kısa süre içinde dönebilirken bazıları daha uzun süre zorlanabilir. Günlük yaşama dönmek, kişinin yasının sona erdiği anlamına gelmez. Uzun süre üzüntü yaşamak da tek başına psikolojik bir bozukluk bulunduğunu göstermez.

Doğum günleri, yıl dönümleri, bayramlar, aile toplantıları ve kaybedilen kişiyle bağlantılı özel tarihler duyguların yeniden yoğunlaşmasına neden olabilir. Bu dönemler önceden fark edilerek kişinin ihtiyaç duyabileceği destek kaynakları değerlendirilebilir.

APA, yasın ne kadar sürmesi gerektiğine ilişkin standart bir zaman bulunmadığını ve insanların kayba farklı hızlarda uyum sağladığını vurgulamaktadır.

Yas Sürecinde Hangi Durumlarda Psikolojik Destek Değerlendirilebilir?

Yas doğal bir süreçtir ve her yas yaşayan kişinin psikoterapi alması gerekmez. Bununla birlikte kişi duygularını anlamakta, günlük yaşamını sürdürmekte veya kaybın ardından ortaya çıkan değişimlere uyum sağlamakta zorlandığında psikolojik görüşme talep edebilir.

Görüşmelerde değerlendirilebilecek başvuru nedenleri şunlardır:

  • Kaybın gerçekleştiğine inanmakta uzun süre zorlanma
  • Yoğun özlem veya acının günlük yaşamın büyük bölümünü kaplaması
  • İş, eğitim veya aile sorumluluklarının sürdürülememesi
  • Temel öz bakım ihtiyaçlarının belirgin biçimde ihmal edilmesi
  • Sosyal ilişkilerden tamamen uzaklaşma
  • Kaybı hatırlatan her durumdan kaçınma
  • Kaybedilen kişiyle ilgili eşyaları veya mekânları görmeye tahammül edememe
  • Yoğun suçluluk ve kendini sorumlu tutma
  • Kaybedilen kişinin ardından yaşamın anlamsız olduğu düşüncesi
  • Geleceğe ilişkin plan yapmakta zorlanma
  • Öfkenin veya huzursuzluğun ilişkileri belirgin biçimde etkilemesi
  • Uyku ve beslenme düzeninin uzun süre bozulması
  • Alkol veya madde kullanımında artış
  • Travmatik ölüm görüntülerinin tekrar tekrar zihne gelmesi
  • Kaybın ardından yoğun korku ve güvenlik kaygısı yaşanması
  • Daha önce yaşanan kayıpların yeniden gündeme gelmesi
  • Kendine zarar verme veya yaşamı sürdürmek istememe düşüncelerinin ortaya çıkması

Bu yaşantıların bulunması otomatik olarak bir psikolojik tanı anlamına gelmez. Değerlendirmede belirtilerin süresi, yoğunluğu, kişinin yaşamındaki etkileri ve mevcut destek kaynakları birlikte ele alınır.

İlk Görüşmenin Amacı Nedir?

İlk görüşme, kişinin yaşadığı kaybı ve mevcut destek ihtiyacını anlamaya yönelik bir değerlendirme görüşmesidir. Görüşmenin amacı kişiyi kaybın bütün ayrıntılarını anlatmaya zorlamak veya yasın ne kadar sürede sona ereceğini belirlemek değildir.

İlk görüşmede şu konular ele alınabilir:

  • Yaşanan kaybın niteliği
  • Kaybın ne zaman ve hangi koşullarda gerçekleştiği
  • Kaybedilen kişi veya durumun kişinin yaşamındaki yeri
  • Kaybın ardından ortaya çıkan duygusal ve bedensel değişimler
  • Uyku, beslenme ve günlük yaşam düzeni
  • İş, eğitim ve ilişkiler üzerindeki etkiler
  • Kişinin sosyal destek kaynakları
  • Aile içinde yasın nasıl yaşandığı
  • Daha önce yaşanan önemli kayıplar
  • Fiziksel sağlık durumu ve kullanılan ilaçlar
  • Alkol veya madde kullanımındaki değişimler
  • Kendine zarar verme veya ölüm düşüncelerinin bulunup bulunmadığı
  • Kişinin görüşmelerden beklentileri
  • Psikiyatrik veya tıbbi değerlendirme gereksinimi

Kişi ilk görüşmede kendisini hazır hissetmediği anıları veya ayrıntıları paylaşmaya zorlanmaz. Kaybı anlatmakta zorlanmak ya da görüşme sırasında sessiz kalmak da sürecin bir parçası olarak ele alınabilir.

Bazı durumlarda kaybın kişi üzerindeki etkisini anlayabilmek için değerlendirme birden fazla görüşmeye yayılabilir. Sürecin kapsamı, değerlendirme sonucunda kişiyle birlikte belirlenir.

Yas Sürecinde Psikoterapi Nasıl İlerleyebilir?

Yas ve kayıp sürecindeki psikoterapi, kişiyi belirli bir duyguya veya yaşam kararına yönlendirmeyi amaçlamaz. Her kişiye aynı sırayla uygulanan standart bir yas programı bulunmaz.

Psikoterapide ele alınabilecek çalışma alanları şunlardır:

Kaybın Kişisel Anlamını Anlamak

Kaybedilen kişinin, ilişkinin veya yaşam koşulunun kişi için ne ifade ettiği değerlendirilebilir. Aynı tür kayıplar, farklı kişiler için farklı anlamlar taşıyabilir.

Duygulara Alan Açmak

Üzüntü, özlem, öfke, suçluluk, rahatlama veya uyuşmuşluk gibi duygular yargılanmadan ele alınabilir. Amaç kişiye ne hissetmesi gerektiğini söylemek değil, yaşadığı duyguları kendi bağlamında anlamaktır.

Suçluluk Düşüncelerini Değerlendirmek

Yas sırasında kişi yaptığı, yapmadığı veya değiştiremediği olaylar nedeniyle kendisini sorumlu tutabilir. “Daha fazlasını yapmalıydım”, “o gün farklı davransaydım” veya “benim yüzümden oldu” gibi düşünceler ayrıntılı biçimde değerlendirilebilir.

Bu çalışmanın amacı kişinin sorumluluğunu doğrudan reddetmek ya da onaylamak değil; olayın koşullarını ve kişinin kendisine yüklediği sorumluluğun gerçekçi olup olmadığını birlikte incelemektir.

Değişen Rollere Uyum Sağlamak

Kayıp sonrasında aile, ev ve çalışma yaşamındaki roller değişebilir. Kişi daha önce başka biriyle paylaştığı kararları, görevleri veya sorumlulukları tek başına yürütmek durumunda kalabilir.

Görüşmelerde bu değişikliklerin duygusal ve pratik etkileri ele alınabilir.

Anılarla Kurulan İlişkiyi Ele Almak

Bazı kişiler kaybedilen kişiye ait eşyaları görmekte zorlanabilirken bazıları bu eşyalardan uzaklaşmayı istemeyebilir. Fotoğraflar, özel günler, mezar ziyaretleri ve kişisel anma biçimleriyle ilgili duygular kişiden kişiye değişir.

Psikoterapi, kişiyi eşyaları kaldırmaya, belirli ritüelleri uygulamaya veya unutmaya zorlamaz.

Günlük Yaşama Yeniden Katılımı Değerlendirmek

Yas sırasında kişinin enerjisi ve günlük işlevleri azalabilir. Kişinin mevcut kapasitesine uygun biçimde uyku, beslenme, öz bakım, sosyal destek ve günlük sorumluluklar ele alınabilir.

Amaç kişinin acısını görmezden gelerek eski düzenine hızla dönmesini sağlamak değildir. Yaşamın kaybın ardından nasıl yeniden düzenlenebileceği değerlendirilir.

Kayıpla Birlikte Yaşamda Anlam Arayışı

Kayıp, kişinin değerlerini, ilişkilerini ve yaşamın anlamına ilişkin düşüncelerini etkileyebilir. Görüşmelerde kaybedilen kişiyle kurulan bağın yaşamda nasıl korunabileceği ve kişinin bundan sonraki yaşamında nelere önem vermek istediği ele alınabilir.

Ani veya Travmatik Kayıplar Nasıl Ele Alınır?

Beklenmedik ölüm, kaza, afet, şiddet, intihar veya kişinin olaya doğrudan tanıklık ettiği kayıplar farklı değerlendirme ihtiyaçları oluşturabilir.

Bu tür kayıplarda yas tepkilerinin yanında şu yaşantılar görülebilir:

  • Olayın görüntülerinin istemeden zihne gelmesi
  • Kâbuslar
  • Olayı hatırlatan yerlerden veya konuşmalardan kaçınma
  • Yoğun irkilme ve tetikte olma
  • Kendini veya başkalarını suçlama
  • Güvenlik hissinin zedelenmesi
  • Ölümün nasıl gerçekleştiğine yoğun biçimde odaklanma
  • Resmî, hukuki veya tıbbi süreçlerle ilgili zorlanmalar
  • Çevrenin tepkileri nedeniyle yalnızlaşma

Bu durumlarda yas ve travma belirtileri birlikte değerlendirilebilir. Kişinin olayı ayrıntılı biçimde anlatmaya zorlanması uygun değildir. Görüşmelerin hızı, içeriği ve kullanılacak yöntemler kişinin güvenlik hissi ve hazır oluşuna göre planlanır.

İntihar sonucu yaşanan kayıplarda kişinin yasına suçluluk, öfke, cevapsız sorular ve toplumsal damgalanma eşlik edebilir. Dünya Sağlık Örgütü, intihar kaybı yaşayan kişiler için güvenli konuşma alanlarının ve uygun profesyonel desteğe erişimin önemli olabileceğini; destek gruplarının ise profesyonel yardımın yerine geçmediğini belirtmektedir.

 

Kadıköy Depresyon Tedavisi ile ilgili konu hakkında bilgi almak isterseniz sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Belirsiz Kayıp Nedir?

Bazı kayıplarda fiziksel veya psikolojik bir kesinlik bulunmayabilir. Kişinin kayıp olması, uzun süre haber alınamaması veya ağır bir hastalık nedeniyle kişilik ve iletişim özelliklerinin belirgin biçimde değişmesi buna örnek olabilir.

Bu tür durumlarda kişi bir yandan kayıp duygusu yaşarken diğer yandan umut, belirsizlik veya bakım sorumluluğu taşımaya devam edebilir. Toplumsal olarak tanınan bir veda sürecinin bulunmaması, kişinin duygularını anlamlandırmasını zorlaştırabilir.

Psikolojik görüşmelerde belirsizliğin kişi üzerindeki etkileri ve kontrol edilemeyen koşullarla birlikte yaşamı sürdürebilme yolları ele alınabilir. Kişinin kesin bir sonuca ulaşması veya belirli bir duyguyu benimsemesi beklenmez.

Yas ile Depresyon Arasındaki Fark Nedir?

Yas ve depresyon bazı ortak yaşantılar içerebilir. Üzüntü, enerji azalması, uyku değişiklikleri, sosyal geri çekilme ve dikkat güçlüğü her iki durumda da görülebilir.

Bununla birlikte yalnızca belirtilerin benzerliğine bakılarak değerlendirme yapılamaz. Yas sırasında duygular çoğu zaman kayıpla bağlantılı olarak dalgalanabilir. Kişi zorlayıcı duyguların yanında yakınlarıyla bağ kurabildiği veya kısa süreli de olsa olumlu duygular yaşayabildiği anlara sahip olabilir.

Depresif bir süreçte ise değersizlik, yaygın umutsuzluk, yaşamın birçok alanına yayılan ilgi kaybı ve kişinin kendisine yönelik yoğun olumsuz değerlendirmeleri daha belirgin olabilir. Ancak bu ayrım herkes için aynı şekilde görünmez.

Yas yaşayan bir kişide depresyon da gelişebilir. Özellikle günlük işlevlerin belirgin biçimde azalması, yoğun umutsuzluk, kendine zarar verme düşünceleri veya temel öz bakımın sürdürülememesi durumunda profesyonel değerlendirme önemlidir.

Psikolojik görüşmenin amacı yasın doğal tepkilerini hastalık olarak tanımlamak değildir. Kişinin yaşadığı belirtilerin niteliği, süresi, güvenlik üzerindeki etkisi ve destek ihtiyaçları birlikte değerlendirilir.

Uzamış Yas Ne Anlama Gelir?

Çoğu kişide yasın yoğunluğu zaman içinde değişir ve kişi kaybın acısını taşımaya devam ederken günlük yaşamına yeniden katılabilir. Bazı kişilerde ise yoğun özlem, kaybı kabul etmekte güçlük veya günlük yaşama dönememe uzun süre devam edebilir.

Uzamış yas değerlendirmesinde yalnızca kaybın üzerinden geçen zamana bakılmaz. Kişinin kültürel koşulları, kaybedilen kişiyle ilişkisi, belirtilerin yoğunluğu ve günlük işlevlerin ne ölçüde etkilendiği birlikte ele alınır.

Değerlendirilebilecek yaşantılar şunlardır:

  • Kaybedilen kişiye yönelik yoğun özlemin yaşamın büyük bölümünü kaplaması
  • Ölümün gerçekleştiğini kabul etmekte sürekli zorlanma
  • Kaybın ardından yaşamın anlamsız olduğu düşüncesi
  • Sosyal ve mesleki yaşama geri dönememe
  • Kaybı hatırlatan her durumdan yoğun biçimde kaçınma
  • Kişinin kendisini kaybedilen kişi olmadan tanımlayamaması
  • Uzun süre devam eden yoğun suçluluk veya öfke
  • Kendine zarar verme veya yaşamı sürdürmek istememe düşünceleri

Bu yaşantılardan birinin bulunması, kişinin kendi kendine tanı koyması için yeterli değildir. NHS, çoğu kişide yasın yoğunluğunun zamanla azaldığını; bazı kişilerde ise yoğun yas tepkilerinin aylar veya yıllar boyunca sürerek günlük yaşama katılımı zorlaştırabileceğini belirtmektedir.

Seansların Süresi ve Sıklığı Nasıl Belirlenir?

Yas ve kayıp sürecine yönelik görüşmelerin süresi; kaybın niteliğine, belirtilerin günlük yaşama etkisine, kişinin destek kaynaklarına ve süreçte belirlenen hedeflere göre değişebilir.

Bazı kişiler sınırlı sayıdaki görüşmeyle belirli bir kayıp deneyimini ele almak isteyebilir. Bazı kişiler için geçmiş kayıpların, ilişki örüntülerinin veya eşlik eden psikolojik güçlüklerin çalışıldığı daha uzun bir süreç uygun olabilir.

İlk görüşmede kesin seans sayısı veya yasın ne zaman sona ereceği söylenemez. Süreç boyunca:

  • Görüşme hedefleri gözden geçirilebilir.
  • Günlük işlevlerdeki değişimler değerlendirilebilir.
  • Güvenlik ihtiyaçları yeniden ele alınabilir.
  • Görüşme sıklığı düzenlenebilir.
  • Psikiyatrik veya tıbbi yönlendirme gereksinimi değerlendirilebilir.
  • Sürecin sürdürülmesi veya sonlandırılması birlikte konuşulabilir.

Psikoterapinin süresi kişiden kişiye değişebilir. Belirli bir sürede sonuç veya yasın tamamen ortadan kalkacağı yönünde garanti verilemez.

Online Görüşme Yapılabilir mi?

Yas ve kayıp sürecine yönelik görüşmeler, kişinin ihtiyaçları ve koşulları uygun olduğunda online formatta gerçekleştirilebilir.

Online görüşmeler için şu koşullar değerlendirilir:

  • Kişinin rahatça konuşabileceği özel bir ortamın bulunması
  • Görüşmenin başka kişiler tarafından duyulmaması
  • İnternet bağlantısının görüşme için yeterli olması
  • Seansın izinsiz biçimde kaydedilmemesi
  • Kişinin görüşme sırasında araç kullanmaması
  • Acil durumda izlenecek yolun önceden konuşulması
  • Kişinin bulunduğu konumun gerektiğinde paylaşılabilmesi

Yoğun güvenlik riski, ciddi öz bakım kaybı, gerçeklik değerlendirmesinde bozulma veya online ortamda yeterli mahremiyetin sağlanamaması durumunda yüz yüze değerlendirme ya da farklı bir sağlık hizmetine yönlendirme gerekebilir.

Gizlilik ve Mahremiyet

Yas görüşmelerinde paylaşılan kişisel bilgiler, aile ilişkileri ve kayba ilişkin ayrıntılar mesleki etik ilkeler ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde gizlilikle ele alınır.

Sürecin başında kişiye şu konularda bilgi verilmelidir:

  • Görüşmelerin amacı ve kapsamı
  • Kayıtların nasıl tutulduğu
  • Bilgilerin hangi koşullarda paylaşılabileceği
  • Gizliliğin etik ve yasal sınırları
  • Güvenlik riski durumunda izlenecek yol
  • Online görüşmelerde mahremiyet koşulları
  • Gerektiğinde başka bir uzmana yönlendirme süreci

Kişinin kaybıyla ilgili bilgileri paylaşması için çevresinden onay alması gerekmez. Bununla birlikte görüşmelerde üçüncü kişilere ait özel bilgilerin korunmasına ve yalnızca gerekli konuların ele alınmasına dikkat edilir.

Sağlık hizmetleriyle ilgili internet içeriklerinin doğrulanabilir, ölçülü ve mesleki sınırlar içinde olması; kişiyi korku, üstünlük veya sonuç vaadiyle belirli bir hizmete yönlendirmemesi gerekir. İnternet sitesindeki bilgilendirmenin son güncelleme tarihinin açıkça belirtilmesi de güncel düzenlemenin hükümleri arasındadır.

Ne Zaman Acil Destek Alınmalıdır?

Yas sırasında zaman zaman ölüm üzerine düşünmek veya kaybedilen kişinin yanında olmayı istemek gibi ifadeler ortaya çıkabilir. Bu düşünceler, kişinin güvenliğini etkileyip etkilemediği açısından dikkatle değerlendirilmelidir.

Aşağıdaki durumlarda rutin psikoterapi randevusu beklenmemelidir:

  • Kişinin kendisine zarar vermeyi planlaması
  • Zarar verme yöntemi, zamanı veya yeriyle ilgili hazırlık yapması
  • Kendine zarar vermek için kullanılabilecek araçlara erişiminin bulunması
  • Yakın zamanda kendine zarar verme girişiminde bulunması
  • Yaşamını sürdürmek istemediğini ve kendisini güvende tutamayacağını ifade etmesi
  • Yoğun alkol veya madde kullanımının güvenliği etkilemesi
  • Yemek, su, ilaç veya temel öz bakımın ciddi biçimde ihmal edilmesi
  • Gerçeklikle bağın belirgin biçimde bozulması
  • Kendisinin veya başka bir kişinin yakın ve ciddi tehlike altında olması

Bu durumlarda kişi mümkünse yalnız bırakılmamalı; Türkiye’de 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın acil sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Türkiye genelindeki acil durum çağrıları 112 numarası üzerinden ilgili yardım birimlerine yönlendirilmektedir.

İnternet üzerinden sunulan bilgiler ve planlanmış psikoterapi görüşmeleri, acil müdahalenin yerine geçmez.

Yakınlar Yas Yaşayan Bir Kişiye Nasıl Destek Olabilir?

Yas yaşayan kişiye ne söyleyeceğini bilememek yakın çevre için anlaşılır bir durumdur. Her zaman doğru cümleyi bulmak yerine kişinin yanında bulunmak ve neye ihtiyaç duyduğunu sormak daha işlevsel olabilir.

Yakınlar şu biçimlerde destek sunabilir:

  • Kişinin yaşadıklarını küçümsemeden dinlemek
  • Konuşmak istemediğinde buna saygı göstermek
  • “Güçlü olmalısın” veya “artık geride bırakmalısın” gibi baskı oluşturan ifadelerden kaçınmak
  • Günlük işlerde somut destek önermek
  • Yemek, ulaşım veya resmî işlemler gibi pratik konularda yardımcı olmak
  • Özel günlerde ve yıl dönümlerinde iletişim kurmak
  • Kaybedilen kişi hakkında konuşmaktan kaçınmamak
  • Kişinin kendi kültürel veya kişisel yas biçimine saygı göstermek
  • Kendine zarar verme düşüncelerini ciddiye almak
  • Acil risk durumunda kişiyi yalnız bırakmamak

Kişiyi neşelendirmeye çalışmak, kaybı başka insanların yaşadıklarıyla karşılaştırmak veya sürecin ne kadar sürmesi gerektiğini söylemek kişinin anlaşılmadığını hissetmesine neden olabilir.

Sosyal destek ve kişinin yaşadığı duyguları ifade edebileceği ilişkiler yas sürecinde önemli olabilir. Bununla birlikte yakın çevrenin desteği, gerekli olduğunda profesyonel veya acil değerlendirmenin yerine geçmez.

Önemli Bilgilendirme

Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Burada yer alan duyguların veya davranışların görülmesi, kişinin belirli bir psikolojik bozukluğa sahip olduğu anlamına gelmez.

Yas, her kişide farklı biçimde yaşanabilir. Kaybın ardından üzülmek, özlemek, öfkelenmek, zaman zaman olumlu duygular yaşamak veya bir süre hiçbir şey hissedememek tek başına yanlış ya da sağlıksız bir tepki değildir.

Psikolojik destek sürecinin amacı kaybı unutturmak, kişiyi hızla eski yaşam düzenine döndürmek veya yasın kesin bir tarihte sona ermesini sağlamak değildir. Görüşmelerin içeriği, süresi ve formatı kişinin ihtiyaçlarına göre değişir. Belirli bir sonuç veya iyileşme süresi garanti edilemez.

Kadıköy Yas ve Kayıp Süreci Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kadıköy Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı kapsamında hangi konular ele alınabilir?

Kadıköy Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı kapsamında gerçekleştirilen psikolojik görüşmelerde yaşanan kaybın kişi için taşıdığı anlam, kayıp sonrasında ortaya çıkan duygular, günlük yaşamda değişen roller, ilişkiler, sosyal destek kaynakları ve geleceğe ilişkin düşünceler değerlendirilebilir. Yasın kişiden kişiye farklı biçimde yaşanması nedeniyle herkes için geçerli standart bir süreç veya süre bulunmaz.

Bağdat Caddesi Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı kapsamında yüz yüze görüşmeler Kadıköy, Bağdat Caddesi üzerindeki sağlık meslek biriminde gerçekleştirilmektedir. Görüşmelerde kaybın kişinin günlük yaşamı, ilişkileri, sorumlulukları ve duygusal deneyimleri üzerindeki etkileri ele alınabilir.

Feneryolu Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı hakkında yüz yüze psikolojik görüşme araştıran kişiler açısından görüşmeler Feneryolu’na yakın konumdaki Kadıköy Bağdat Caddesi üzerinde gerçekleştirilmektedir. Feneryolu, sağlık meslek biriminin resmi adresi değil yakın çevre ve ulaşım bağlamında kullanılan lokal bölge ifadesidir.

Yas için herkes açısından geçerli kesin bir süre bulunmaz. Süreç; kaybın niteliğine, kaybedilen kişiyle kurulan ilişkiye, ölümün gerçekleşme biçimine, önceki deneyimlere ve sosyal destek kaynaklarına göre değişebilir. Kişinin günlük yaşamını ne ölçüde sürdürebildiği ve yaşadığı duyguların zaman içindeki seyri değerlendirmede önemlidir.

Hayır. Yas, kayba verilen doğal bir tepkidir ve her yas yaşayan kişinin psikoterapiye başlaması gerekmez. Kişi duygularıyla baş etmekte, günlük sorumluluklarını sürdürmekte veya değişen yaşam koşullarına uyum sağlamakta zorlandığında psikolojik değerlendirme talep edebilir. Kendine zarar verme düşüncesi veya ciddi işlev kaybı varsa destek geciktirilmemelidir.

Hayır. Psikoterapinin amacı kaybedilen kişiyi unutturmak veya onunla kurulan bağı ortadan kaldırmak değildir. Görüşmelerde kaybın kişi için anlamı, anılarla kurulan ilişki, değişen yaşam koşulları ve kişinin bundan sonraki ihtiyaçları ele alınabilir. Süreç kişisel, kültürel ve ilişkisel özelliklere göre değişir.

Hayır. Yas ve depresyon üzüntü, enerji azalması, uyku değişikliği ve içe çekilme gibi ortak yaşantılar içerebilir ancak aynı durum değildir. Ayrım yalnızca tek bir belirtiye bakılarak yapılamaz. Duyguların süresi, yoğunluğu, kayıpla ilişkisi, günlük işlevlere etkisi ve kendine zarar verme düşüncelerinin bulunup bulunmadığı profesyonel değerlendirmede birlikte ele alınır.

Diğer Hizmetlerimiz
08
Kadıköy Yas Süreci ve Kayıp Danışmanlığı
Yas ve kayıp sürecine yönelik psikolojik görüşmeler, kişinin yaşadığı kaybı unutmasını veya belirli […]
Detaylı İncele
07
Kadıköy Sosyal Fobi Tedavisi
Sosyal fobi olarak da bilinen sosyal anksiyete bozukluğunda ise kişi, sosyal ortamlarda olumsuz […]
Detaylı İncele
06
Kadıköy Panik Atak ve Panik Bozukluk Tedavisi
Panik atak; yoğun korku veya rahatsızlık hissinin bedensel belirtilerle birlikte kısa sürede yükseldiği […]
Detaylı İncele
05
Kadıköy Depresyon Tedavisi
Depresyon kapsamında değerlendirilebilen yaşantılarda ise çökkünlük, boşluk hissi veya ilgi kaybı daha uzun […]
Detaylı İncele
04
Kadıköy Cinsel Terapi
Cinsellik; bedensel, duygusal, zihinsel, ilişkisel ve toplumsal birçok unsurdan etkilenebilen kişisel bir yaşam […]
Detaylı İncele
03
Kadıköy Bireysel Psikoterapi
Bireysel psikoterapi; kişinin duygularını, düşüncelerini, davranışlarını, ilişkilerini ve yaşamında karşılaştığı güçlükleri bir psikologla […]
Detaylı İncele
RANDEVU OLUŞTURUN
Ön görüşme talebinizi iletin.

Randevu takvimi ve randevu detaylarını netleştirmek için sizinle iletişime geçeceğiz.

Diğer iletişim kanallarımız
WhatsApp Hattı

+90 532 346 27 60