Kadıköy Bireysel psikoterapi, kişinin yaşamında zorlandığı konuları, düşüncelerini, duygularını, davranışlarını ve ilişkilerindeki deneyimlerini profesyonel bir görüşme çerçevesinde değerlendirebildiği bir çalışma sürecidir. Kadıköy bireysel psikoterapi görüşmelerinde ele alınan konular kişinin yaşam koşullarına, ihtiyaçlarına ve görüşme hedeflerine göre farklılaşabilir.
Psikoterapiye başlamak için kişinin kendisini belirli bir psikolojik tanımla açıklaması gerekmez. Bazen uzun süredir devam eden bir güçlüğü anlamlandırmak, bazen ilişkilerde tekrar eden durumları değerlendirmek, bazen de yaşamda değişen koşullara uyum sağlamak psikolojik görüşme ihtiyacının ortaya çıkmasına neden olabilir.
İnternet üzerinde yer alan genel bilgiler kişisel psikolojik değerlendirme veya tanı yerine geçmez. Benzer deneyimler farklı kişilerde farklı anlamlara gelebileceğinden, her psikoterapi süreci kişinin kendi koşulları içinde değerlendirilir.
Bireysel Psikoterapi Nedir?
Kadıköy Bireysel psikoterapi, psikolog ile danışan arasında belirli mesleki ve etik sınırlar içerisinde yürütülen bire bir görüşmelerden oluşur. Görüşmelerde kişinin yalnızca güncel olarak yaşadığı güçlükler değil; bunlarla ilişkili olabilecek yaşam deneyimleri, düşünce biçimleri, duygusal tepkiler, ilişkiler ve davranış örüntüleri de değerlendirilebilir.
Psikoterapinin amacı kişiye nasıl düşünmesi veya hangi kararı vermesi gerektiğini söylemek değildir. Süreç, kişinin yaşadığı deneyimleri farklı yönleriyle ele alabileceği ve kendi ihtiyaçlarını daha açık biçimde değerlendirebileceği profesyonel bir çalışma alanı sunar.
Bireysel psikoterapi, danışan ile psikolog arasında belirli bir profesyonel çerçeve içinde yürütülen görüşmelerden oluşur. Seanslarda kişinin güncel sorunları, geçmiş deneyimleri, ilişkileri, duygusal tepkileri ve değişmesini istediği yaşam alanları ele alınabilir.
tepkileri ve değişmesini istediği yaşam alanları ele alınabilir.
Psikoterapi yalnızca kişinin yaşadığı olayları anlatmasından ibaret değildir. Görüşmeler sırasında kişinin:
- Olayları nasıl anlamlandırdığı,
- Hangi durumlarda benzer tepkiler verdiği,
- Duygularını nasıl fark ettiği ve ifade ettiği,
- İlişkilerinde tekrar eden örüntüler,
- Kendisine yönelik düşünceleri,
- Zorlayıcı durumlarla baş etme biçimleri,
- Kaçındığı veya ertelediği alanlar,
- Kişisel ihtiyaçları ve sınırları
birlikte değerlendirilebilir.
Amerikan Psikoloji Birliği, psikoterapiyi danışan ile terapistin kişinin yaşadığı güçlükleri anlamak ve ele almak amacıyla birlikte çalıştığı profesyonel bir süreç olarak tanımlar. İlk değerlendirme sonrasında görüşmelerin hedefleri, yöntemi ve çalışma düzeni hakkında ortak bir çerçeve oluşturulması önerilir.
Bireysel Psikoterapide Hangi Konular Ele Alınabilir?
Kadıköy Bireysel psikoterapide ele alınabilecek konular yalnızca belirli tanı başlıklarıyla sınırlı değildir. Kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini veya kendisiyle kurduğu ilişkiyi zorlaştırdığını düşündüğü farklı deneyimler görüşmelerin konusu olabilir.
Bunlar arasında;
- yoğun veya uzun süre devam eden kaygı deneyimleri,
- isteksizlik veya çökkünlük hissi,
- stresle baş etmekte zorlanma,
- tekrarlayan ilişki güçlükleri,
- ayrılık ve yaşam değişiklikleri,
- yas ve kayıp deneyimleri,
- sınır koymakta zorlanma,
- karar vermekte güçlük,
- kişinin kendisini yoğun biçimde eleştirmesi,
- iş veya eğitim yaşamında yaşanan zorlanmalar,
- yalnızlık hissi,
- duyguları anlamlandırmakta veya ifade etmekte zorlanma,
- tekrar eden düşünce ve davranış örüntülerini anlama isteği
gibi farklı yaşam deneyimleri bulunabilir.
Bu başlıklardan herhangi birinin yaşanması tek başına belirli bir psikolojik durumun bulunduğu anlamına gelmez. Deneyimin süresi, yoğunluğu, ortaya çıktığı koşullar ve kişinin günlük yaşamı üzerindeki etkileri bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Bireysel Psikoterapiye Hangi Nedenlerle Başvurulabilir?
Psikoterapiye başvurmak için yaşanan güçlüğün belirli bir tanıya dönüşmesini veya günlük yaşamın tamamen durmasını beklemek gerekmez. Kişi kendisini daha iyi anlamak, zorlandığı bir yaşam alanını değerlendirmek veya duygusal desteğe ihtiyaç duyduğu için görüşme talep edebilir.
Bireysel psikoterapi kapsamında ele alınabilecek başvuru nedenleri arasında şunlar bulunabilir:
- Yoğun veya uzun süren kaygı
- İsteksizlik, çökkünlük ya da enerji kaybı
- Panik atak benzeri yaşantılar
- Stresle baş etmekte zorlanma
- Öfkeyi fark etme ve ifade etme güçlüğü
- Tekrarlayan ilişki sorunları
- Ayrılık veya boşanma süreci
- Yas ve kayıp deneyimleri
- Yalnızlık ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma
- Özgüvenle ilgili güçlükler
- Kendini yoğun biçimde eleştirme
- Karar vermekte zorlanma
- Erteleme davranışları
- İş veya eğitim yaşamında zorlanma
- Tükenmişlik hissi
- Mükemmeliyetçi beklentilerin günlük yaşamı zorlaştırması
- Hayır demekte veya sınır koymakta güçlük
- Duyguları tanımakta ve ifade etmekte zorlanma
- Geçmiş deneyimlerin mevcut yaşamı etkilediğinin düşünülmesi
- Travmatik veya sarsıcı bir olayın ardından yaşanan güçlükler
- Bedensel bir hastalığa ya da yaşam değişikliğine uyum sağlama
- Kimlik, değerler ve yaşam yönüyle ilgili sorgulamalar
- Tekrar eden davranış veya ilişki örüntülerini anlama isteği
- Kişisel gelişim ve öz farkındalık ihtiyacı
Bu başlıklardan birinin bulunması, kişinin belirli bir psikolojik bozukluğa sahip olduğu anlamına gelmez. Benzer görünen güçlükler farklı yaşam deneyimleriyle ilişkili olabilir. Değerlendirme, kişinin kendine özgü koşulları dikkate alınarak yapılır.
Psikolojik görüşmeler; kaygı, çökkünlük ve zorlayıcı duyguların yanı sıra ilişki sorunları, kayıp, hastalık ve iş yaşamındaki güçlükler gibi farklı başvuru nedenlerinde kullanılabilir.
Psikoterapiye Başlamak İçin Tanı Gerekir mi?
Hayır. Bireysel psikoterapiye başvurabilmek için daha önce psikolojik veya psikiyatrik bir tanı almış olmak gerekmez.
Kişi yaşadığı durumu tanımlamakta zorlanabilir. “Neden böyle hissediyorum?”, “Aynı sorunları neden tekrar yaşıyorum?” veya “Hayatımda bir şeylerin değişmesine ihtiyacım var ama nereden başlayacağımı bilmiyorum.” gibi düşüncelerle görüşme talep edebilir.
İlk değerlendirmede kişinin yaşadığı güçlüğün:
- Ne zaman başladığı,
- Hangi durumlarda ortaya çıktığı,
- Ne kadar devam ettiği,
- Günlük yaşamı nasıl etkilediği,
- Daha önce benzer bir dönem yaşanıp yaşanmadığı,
- Fiziksel veya psikiyatrik bir değerlendirme gerektirip gerektirmediği
ele alınabilir.
Değerlendirmenin amacı kişiyi hızlı biçimde bir tanımla etiketlemek değildir. Gerektiğinde tanısal değerlendirme, mesleki yetkinlik ve görev sınırları içinde yürütülür veya ilgili sağlık uzmanına yönlendirme yapılır.
Kadıköy Depresyon Tedavisi sürecimiz hakkında bilgi almak için sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
İlk Görüşmenin Amacı Nedir?
İlk görüşme, kişinin başvuru nedenini ve psikoterapiye ilişkin ihtiyaçlarını anlamaya yönelik bir değerlendirme görüşmesidir. Bu görüşmede bütün sorunların çözülmesi, kişinin yaşam öyküsünün tamamını anlatması veya kesin bir çalışma planının hemen oluşturulması beklenmez.
İlk görüşmede aşağıdaki konular ele alınabilir:
- Psikoterapiye başvurma nedeni
- Mevcut güçlüğün ne zamandır devam ettiği
- Günlük yaşam, iş, eğitim ve ilişkiler üzerindeki etkileri
- Daha önce benzer güçlüklerin yaşanıp yaşanmadığı
- Daha önce alınan psikolojik veya psikiyatrik destekler
- Fiziksel sağlık durumu
- Kullanılan ilaçlar
- Uyku, beslenme ve günlük yaşam düzeni
- Alkol veya madde kullanımı
- Sosyal destek kaynakları
- Kişinin psikoterapiden beklentileri
- Üzerinde çalışılması istenen öncelikli konular
- Görüşmelerin yüz yüze veya online yürütülme koşulları
- Seansların genel süresi ve sıklığı
- Randevu iptali veya erteleme koşulları
- Gizlilik ve gizliliğin sınırları
- Gerektiğinde farklı bir uzmana yönlendirme ihtiyacı
Kişi ilk görüşmede kendisini hazır hissetmediği ayrıntıları anlatmaya zorlanmaz. Psikolog tarafından sorulan soruların amacı kişinin mahremiyetini gereksiz biçimde araştırmak değil, başvuru nedenini ve güvenlik ihtiyaçlarını değerlendirmektir.
Bazı durumlarda değerlendirme birden fazla görüşmeye yayılabilir. Özellikle birbiriyle bağlantılı farklı güçlüklerin, tıbbi durumların veya güvenlik risklerinin bulunduğu başvurularda çalışma planını oluşturmak için ek değerlendirme gerekebilir.
İlk Seansta Kendimi Nasıl İfade Etmeliyim?
Psikoterapiye ilk kez başlayan bir kişi ne anlatacağını, nereden başlayacağını veya duygularını nasıl ifade edeceğini bilemeyebilir. Bu durum görüşmeye başlamaya engel değildir.
Kişi ilk seansta:
- Neden görüşme talep ettiğini kendi cümleleriyle anlatabilir.
- Son dönemde kendisini en fazla zorlayan durumu paylaşabilir.
- Görüşmeye başlamaya ilişkin kaygılarını ifade edebilir.
- Ne konuşacağını bilmediğini açıkça söyleyebilir.
- Bazı konuları anlatmaya henüz hazır olmadığını belirtebilir.
- Psikoterapiyle ilgili sorularını sorabilir.
Anlatımın düzenli, eksiksiz veya kronolojik olması gerekmez. Psikolog, gerekli noktaları anlamak için sorular sorabilir ve konuşmanın çerçevesini oluşturmaya yardımcı olabilir.
Görüşme sırasında sessizlik yaşanması, kişinin duygulanması veya belirli bir konuyu ifade etmekte zorlanması tek başına sürecin olumsuz ilerlediği anlamına gelmez.
Feneryolu Bireysel Psikoterapi
Feneryolu bireysel psikoterapi araştırmalarında Feneryolu ve yakın çevresindeki fiziksel ulaşım seçeneklerinin yanı sıra psikoterapinin içeriği ve uzmanın çalışma çerçevesi de değerlendirilebilir.
Yüz yüze görüşmeler Feneryolu’na yakın konumdaki Bağdat Caddesi üzerinde gerçekleştirilmektedir. Feneryolu ifadesi burada klinik adresini değiştirmek amacıyla değil, yakın çevre ve ulaşım bağlamını açıklamak için kullanılmaktadır.
Bağdat Caddesi Bireysel Psikoterapi
Bağdat Caddesi bireysel psikoterapi hakkında araştırma yapan kişiler için görüşmelerin fiziksel ortamda ve belirli bir profesyonel çerçeve içinde yürütülmesi önem taşır.
Bireysel görüşmelerde ele alınan konular kişinin günlük yaşam deneyimlerine, ilişkilerine ve üzerinde çalışmak istediği alanlara göre değişebilir. Psikoterapi süreci yalnızca kişinin yaşadığı güçlüğü adlandırmaya değil, bu deneyimin yaşamındaki yerini ve etkilerini anlamaya yönelik bir çalışma içerebilir.
Başvuru Nedeninin Anlaşılması
İlk aşamada kişinin yaşadığı güçlüğün nasıl ortaya çıktığı, hangi koşullarda arttığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediği değerlendirilir.
Kişinin yalnızca yaşadığı belirtiler değil; aile, ilişki, iş, eğitim ve sağlık koşulları da dikkate alınabilir.
Çalışma Hedeflerinin Belirlenmesi
Psikoterapinin hedefi herkes için aynı değildir. Bir kişi kaygı yaşadığı durumlarla çalışmak isterken başka bir kişi ilişkilerinde sınır koyabilmeyi veya duygularını daha açık ifade edebilmeyi hedefleyebilir.
Hedefler psikolog tarafından danışana dayatılmaz. Kişinin ihtiyaçları ve öncelikleri doğrultusunda birlikte değerlendirilir. Süreç içinde ihtiyaçlar değişirse hedefler de yeniden ele alınabilir.
Duygu, Düşünce ve Davranışların İncelenmesi
Kişinin belirli durumlarda ne düşündüğü, nasıl hissettiği ve nasıl davrandığı incelenebilir. Bu unsurların birbirleriyle ilişkisi ve sorunun devam etmesine nasıl katkıda bulunabileceği üzerinde durulabilir.
Amaç kişinin düşüncelerini “doğru” veya “yanlış” olarak yargılamak değil, bu düşüncelerin oluştuğu koşulları ve kişi üzerindeki etkilerini anlamaktır.
İlişki Örüntülerinin Değerlendirilmesi
Kişinin ailesiyle, partneriyle, arkadaşlarıyla ve çalışma çevresiyle kurduğu ilişkiler görüşmelerin konusu olabilir.
Tekrar eden çatışmalar, terk edilme kaygısı, yakınlık kurmakta zorlanma, başkalarının onayına yoğun ihtiyaç duyma veya hayır diyememe gibi örüntüler ele alınabilir.
Geçmiş Deneyimlerin Ele Alınması
Kadıköy Psikoterapi yalnızca çocukluk deneyimlerinin konuşulduğu bir süreç değildir. Bununla birlikte geçmişte yaşanan olayların bugünkü duygular, düşünceler ve ilişkiler üzerinde etkisi olduğu düşünülüyorsa bu deneyimler değerlendirilebilir.
Kişinin geçmişindeki zorlayıcı olayları hemen veya bütün ayrıntılarıyla anlatması beklenmez. Çalışmanın hızı, kişinin ihtiyaçlarına ve hazır oluşuna göre belirlenir.
Yeni Baş Etme Yollarının Değerlendirilmesi
Görüşmelerde kişi için daha işlevsel olabilecek iletişim, problem çözme, duygu düzenleme veya sınır koyma yöntemleri ele alınabilir.
Bu çalışmalar herkese aynı biçimde uygulanmaz. Kişinin yaşam koşullarında uygulanabilir ve sürdürülebilir seçeneklere odaklanılır.
Sürecin Gözden Geçirilmesi
Psikoterapi sürecinde belirli aralıklarla şu sorular değerlendirilebilir:
- Görüşmeler kişinin ihtiyaçlarına yanıt veriyor mu?
- Belirlenen hedefler hâlâ geçerli mi?
- Çalışma biçiminde değişiklik gerekiyor mu?
- Yeni bir ihtiyaç ortaya çıktı mı?
- Başka bir uzmanla iş birliği gerekli mi?
- Seans sıklığı yeniden düzenlenmeli mi?
Bu değerlendirme yalnızca psikolog tarafından yapılmaz. Danışanın süreçle ilgili gözlemleri ve geri bildirimleri de dikkate alınır.
Psikoterapide Hangi Yöntem Kullanılır?
Kadıköy Psikoterapide bilişsel davranışçı, şema odaklı, psikodinamik, kişilerarası, çözüm odaklı ve farklı kuramsal yaklaşımlar kullanılabilir. Her yaklaşımın sorunları ele alma biçimi ve kullandığı yöntemler farklılık gösterebilir.
Bir yaklaşımın adının bilinmesi tek başına o yöntemin kişi için uygun olduğunu göstermez. Yöntem seçilirken:
- Başvuru nedeni,
- Kişinin ihtiyaçları,
- Yaşanan güçlüğün niteliği,
- Kişinin tercihleri,
- Psikoloğun eğitimi ve yetkinliği,
- Görüşmelerin yüz yüze veya online yapılması,
- Eşlik eden tıbbi ya da psikiyatrik durumlar
dikkate alınmalıdır.
Psikolog, kullandığı yaklaşım ve önerdiği çalışmalar hakkında danışana anlaşılır bilgi vermelidir. Danışan da yöntemin amacı, olası süreci ve kendisinden beklenenler hakkında soru sorabilir.
Psikoterapi çalışmalarının bireysel ihtiyaçlara göre uyarlanması ve danışanla terapistin ortak hedefler doğrultusunda çalışması, uluslararası psikolojik hizmet kaynaklarında temel unsurlar arasında gösterilmektedir.
Seanslar Nasıl Gerçekleştirilir?
Bireysel psikoterapi seansları, psikolog ile danışanın önceden belirlenen gün ve saatte bire bir görüşmesi şeklinde gerçekleştirilir.
Seans formatı hizmet koşullarına bağlı olarak:
- Yüz yüze,
- Online,
- Bazı koşullarda telefonla
planlanabilir. Her görüşme biçimi, her başvuru nedeni için uygun olmayabilir.
Seanslarda genellikle bir önceki görüşmeden sonra yaşanan gelişmeler, güncel ihtiyaçlar veya belirlenen çalışma konusu ele alınır. Ancak her seansın aynı yapıda ilerlemesi gerekmez.
Bazı terapi yaklaşımlarında daha yapılandırılmış bir gündem oluşturulabilirken bazı yaklaşımlarda danışanın seansa getirdiği güncel konu önceliklendirilebilir.
Seanslar Arasında Çalışma Yapılır mı?
Kullanılan psikoterapi yaklaşımına bağlı olarak seanslar arasında uygulanabilecek bazı gözlem veya çalışmalar planlanabilir.
Bunlar arasında şunlar bulunabilir:
- Duygu ve düşünceleri not etmek
- Belirli durumlarda verilen tepkileri gözlemlemek
- Uyku veya günlük yaşam düzenini takip etmek
- Ertelenen küçük bir görevi planlamak
- İletişim ve sınır koyma çalışmaları yapmak
- Kişisel ihtiyaçları fark etmeye yönelik kayıt tutmak
- Seans sırasında öğrenilen bir yöntemi günlük yaşamda denemek
Bu çalışmalar ödev kontrolü veya başarı ölçümü amacı taşımaz. Kişi çalışmayı yapamadığında yargılanmaz. Yapılamama nedenleri de psikoterapi sürecinde değerlendirilebilecek bilgiler sunabilir.
Her danışana seanslar arasında çalışma verilmesi zorunlu değildir. Çalışmanın amacı ve kişiye uygunluğu önceden açıklanmalıdır.
Psikologla Konuşmak Bir Arkadaşla Konuşmaktan Nasıl Farklıdır?
Aile ve arkadaş desteği kişinin yaşamında önemli bir yere sahip olabilir. Ancak bireysel psikoterapi, karşılıklı arkadaşlık ilişkisinden farklı bir profesyonel çerçeveye sahiptir.
Psikoterapide:
- Görüşmenin odağı danışanın ihtiyaçlarıdır.
- Psikolog kendi ihtiyaçlarını karşılamak için danışanla ilişki kurmaz.
- Görüşmeler belirli zaman ve sınırlar içinde yürütülür.
- Mesleki gizlilik ilkeleri uygulanır.
- Psikolog eğitim aldığı değerlendirme ve psikoterapi yöntemlerinden yararlanır.
- Kişinin kararlarına ve özerkliğine saygı gösterilir.
- Süreç belirlenen hedefler doğrultusunda gözden geçirilir.
- Profesyonel ilişkinin sınırları korunur.
Psikolog yalnızca dinleyen bir kişi değildir. Kişinin anlatımındaki örüntüleri anlamaya çalışabilir, sorular sorabilir, farklı bağlantıları görünür hâle getirebilir ve eğitim aldığı yöntemler kapsamında psikolojik çalışmalar planlayabilir.
Psikoterapi ilişkisinin arkadaşlıktan farklı olarak danışanın ihtiyaçlarına odaklanan, belirli sınırlar ve düzenli görüşmeler içinde sürdürülen profesyonel bir çalışma olduğu APA tarafından da açıklanmaktadır.
Psikoterapide Konuşmak Zorunlu mudur?
Psikoterapi büyük ölçüde sözel iletişime dayanır. Ancak kişinin her seansta kesintisiz konuşması, tüm sorulara hemen yanıt vermesi veya bütün deneyimlerini paylaşması beklenmez.
Bazı konuların konuşulması zor olabilir. Kişi:
- Bir anıyı anlatmaya hazır olmadığını,
- Sorulan bir soruya yanıt vermek istemediğini,
- Konuşulan konunun kendisini yoğun biçimde etkilediğini,
- Daha yavaş ilerlemek istediğini,
- Kullanılan yöntemi anlamadığını
belirtebilir.
Psikolog, kişinin sınırlarını ve hazır oluşunu dikkate almalıdır. Bununla birlikte psikoterapide ilerleyebilmek için zaman içinde belirli deneyimlerin, duyguların ve davranışların değerlendirilmeye açılması gerekebilir. Bu sürecin nasıl yürütüleceği danışanla açık biçimde konuşulmalıdır.
Psikoterapi Sürecinde Zorlayıcı Duygular Ortaya Çıkabilir mi?
Görüşmeler sırasında üzüntü, öfke, kaygı, utanç, suçluluk veya hayal kırıklığı gibi duygular ortaya çıkabilir. Geçmişte yaşanmış bir olayın veya mevcut bir ilişkinin konuşulması kişiyi geçici olarak zorlayabilir.
Zorlayıcı duygu yaşanması tek başına psikoterapinin yanlış ilerlediği anlamına gelmez. Ancak kişinin kendisini sürekli olarak güvensiz, baskı altında veya sınırları ihlal edilmiş hissetmesi olağan kabul edilmemelidir.
Danışan:
- Görüşmenin hızının kendisi için uygun olmadığını,
- Belirli bir çalışmaya katılmak istemediğini,
- Psikoloğun kullandığı bir ifadeden rahatsız olduğunu,
- Süreçle ilgili anlaşılmayan noktalar bulunduğunu
açıkça paylaşabilir.
Psikoterapi sürecinin danışanın geri bildirimlerine açık olması ve çalışma planının belirli aralıklarla birlikte gözden geçirilmesi önemlidir.
Bireysel Psikoterapi Ne Kadar Sürer?
Psikoterapinin toplam süresi ilk görüşmede kesin olarak belirlenemeyebilir. Süreyi etkileyebilecek unsurlar şunlardır:
- Başvuru nedeninin kapsamı
- Yaşanan güçlüğün ne kadar süredir devam ettiği
- Günlük yaşam üzerindeki etkileri
- Eşlik eden psikolojik veya fiziksel sağlık durumları
- Belirlenen terapi hedefleri
- Kullanılan psikoterapi yaklaşımı
- Seansların sıklığı
- Kişinin yaşam koşulları ve sürece katılımı
- Süreç içinde ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar
Bazı kişiler belirli ve sınırlı bir konu üzerine daha kısa süreli çalışabilir. Bazı kişilerde ise birden fazla yaşam alanını etkileyen veya uzun süredir devam eden örüntüler daha uzun süreli bir çalışma gerektirebilir.
Psikoterapinin uzaması, sürecin başarısız olduğu anlamına gelmediği gibi kısa sürmesi de her sorunun tamamen ortadan kalktığını göstermez. Süreç ve hedefler belirli aralıklarla danışanla birlikte değerlendirilmelidir.
Psikoterapi Nasıl Sonlandırılır?
Psikoterapinin sonlandırılması yalnızca psikoloğun verdiği bir karar değildir. Danışan süreci sonlandırma isteğini, gerekçelerini ve mevcut ihtiyaçlarını görüşmede paylaşabilir.
Sonlandırma şu durumlarda gündeme gelebilir:
- Belirlenen hedeflerin önemli ölçüde ele alınması
- Danışanın mevcut süreçten yeterince yararlandığını düşünmesi
- İhtiyaçların veya önceliklerin değişmesi
- Farklı bir terapi yaklaşımının daha uygun görülmesi
- Başka bir uzmanlık alanına yönlendirme gerekmesi
- Maddi, zamansal veya kişisel koşulların değişmesi
- Danışanın süreci sürdürmek istememesi
Mümkün olduğunda psikoterapinin plansız biçimde kesilmesi yerine bir sonlandırma görüşmesi yapılabilir. Bu görüşmede süreçte ele alınan konular, fark edilen değişimler, devam eden ihtiyaçlar ve gelecekte destek gerektirebilecek durumlar değerlendirilebilir.
Danışan psikoterapiyi sürdürmek zorunda değildir. Ancak ani sonlandırma isteğinin terapi içinde yaşanan bir güçlük veya yanlış anlaşılmayla ilişkili olduğu düşünülüyorsa bunun açıkça konuşulması yararlı olabilir.
Online Bireysel Psikoterapi Yapılabilir mi?
Kadıköy Bireysel psikoterapi, başvuru nedeninin ve kişinin koşullarının uygun olması hâlinde online olarak gerçekleştirilebilir. Online görüşme, yüz yüze psikoterapinin görüntülü görüşme ortamına aktarılmış biçimi olmakla birlikte mahremiyet ve güvenlik açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
Online seans için:
- Kişinin rahatça konuşabileceği özel bir ortam bulunmalıdır.
- Görüşme başka kişiler tarafından duyulmamalıdır.
- Güvenli ve yeterli bir internet bağlantısı kullanılmalıdır.
- Seans sırasında araç kullanılmamalıdır.
- Görüşme izinsiz biçimde kaydedilmemelidir.
- Kişinin bulunduğu konum gerektiğinde paylaşılabilmelidir.
- Acil durumda iletişim kurulabilecek kişi ve kurumlar önceden konuşulmalıdır.
Her başvuru online psikoterapi için uygun olmayabilir. Ciddi güvenlik riski, gerçeklik değerlendirmesinde belirgin bozulma, ağır düzeyde işlev kaybı veya kişinin bulunduğu ortamda yeterli mahremiyet sağlanamaması durumunda yüz yüze değerlendirme ya da farklı bir sağlık hizmeti önerilebilir.
Gizlilik ve Mahremiyet Nasıl Ele Alınır?
Bireysel psikoterapide paylaşılan bilgiler mesleki etik ilkeler ve yürürlükteki mevzuat kapsamında gizlilikle ele alınır. Gizlilik, danışanın kendisini daha güvenli biçimde ifade edebilmesi açısından psikoterapi ilişkisinin temel unsurlarından biridir.
İlk görüşmede kişiye şu konularda bilgi verilmelidir:
- Görüşme kayıtlarının nasıl tutulduğu
- Kişisel verilerin nasıl korunduğu
- Bilgilerin hangi koşullarda paylaşılabileceği
- Gizliliğin mesleki ve yasal sınırları
- Başka bir uzmanla bilgi paylaşılması gerektiğinde nasıl onay alınacağı
- Online görüşmelerde mahremiyet koşulları
- Acil güvenlik risklerinde izlenecek yol
Gizlilik sınırsız değildir. Kişinin kendisine veya başka birine yönelik yakın ve ciddi zarar riski bulunduğunda ya da mevzuatın bildirim yükümlülüğü getirdiği durumlarda güvenliği sağlamak amacıyla gerekli kişiler veya kurumlarla sınırlı bilgi paylaşılması gündeme gelebilir. Bu sınırlar mümkün olduğunca sürecin başında açık biçimde anlatılmalıdır. Psikoterapide gizlilik, bilgilendirilmiş
Gizlilik sınırsız değildir. Kişinin kendisine veya başka birine yönelik yakın ve ciddi zarar riski bulunduğunda ya da mevzuatın bildirim yükümlülüğü getirdiği durumlarda güvenliği sağlamak amacıyla gerekli kişiler veya kurumlarla sınırlı bilgi paylaşılması gündeme gelebilir. Bu sınırlar mümkün olduğunca sürecin başında açık biçimde anlatılmalıdır. Psikoterapide gizlilik, bilgilendirilmiş onam ve olası istisnaların danışanla başlangıçta konuşulması etik uygulamanın temel bileşenleri arasındadır.
Psikolog Başka Bir Uzmana Yönlendirebilir mi?
Bireysel psikoterapi her başvuru için tek başına yeterli veya uygun seçenek olmayabilir. Psikolog değerlendirme sonucunda farklı bir sağlık uzmanından görüş alınmasını önerebilir.
Yönlendirme değerlendirilebilecek durumlar arasında şunlar bulunabilir:
- İlaç değerlendirmesi gerektiren belirtiler
- Ani başlayan veya açıklanamayan fiziksel yakınmalar
- Uyku, hormon veya nörolojik durumlarla ilişkili olabilecek belirtiler
- Alkol veya madde kullanımıyla ilgili uzmanlaşmış destek ihtiyacı
- Beslenme ve yeme davranışlarıyla ilgili tıbbi riskler
- Ciddi kendine zarar verme riski
- Psikoloğun eğitim ve yetkinlik alanı dışında kalan bir ihtiyaç
- Daha yoğun veya farklı formatta bir ruh sağlığı hizmeti gereksinimi
Psikolog ilaç reçete etmez ve kullanılan ilacın dozunu değiştirmez. İlaçla ilgili kararlar psikiyatri uzmanı veya ilgili hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Yönlendirme yapılması danışanın reddedildiği veya psikoterapiden yararlanamayacağı anlamına gelmez. Bazı durumlarda psikoterapi, psikiyatrik takip ve tıbbi değerlendirme koordineli biçimde sürdürülebilir.
Ne Zaman Acil Yardım Alınmalıdır?
Bireysel psikoterapi, planlı ve düzenli görüşmelerden oluşur. Yakın ve ciddi güvenlik riski bulunan durumlarda rutin seans saatini beklemek uygun değildir.
Aşağıdaki durumlarda acil değerlendirme alınmalıdır:
- Kişinin kendisine zarar vermek için plan yapması
- Zarar vermek amacıyla hazırlıkta bulunması
- Başka bir kişiye yönelik yakın ve ciddi zarar riski bulunması
- Gerçeklikle bağın belirgin ölçüde bozulması
- Kişinin kendisini güvende tutamayacağını düşünmesi
- Yakın zamanda kendine zarar verme girişiminin bulunması
- Temel beslenme, sıvı alımı veya gerekli ilaçların ciddi biçimde ihmal edilmesi
- Yoğun alkol veya madde kullanımının güvenliği tehdit etmesi
- Bilinç değişikliği, şiddetli göğüs ağrısı veya ciddi nefes darlığı gibi acil tıbbi belirtiler
Bu durumlarda kişi mümkünse yalnız bırakılmamalı; Türkiye’de 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın acil sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Türkiye’de sağlık, güvenlik, itfaiye ve diğer acil yardım çağrıları 112 üzerinden ilgili birimlere yönlendirilir.
Web sitesi içerikleri, mesajlaşma veya planlanmış psikoterapi randevusu acil müdahalenin yerine geçmez.
Sağlık Hizmetlerinde Bilgilendirme İlkeleri
Bireysel psikoterapiyle ilgili web sitesi içerikleri, kullanıcıya hizmetin kapsamını ve sınırlarını açıklamak amacıyla hazırlanmalıdır. Kişinin yaşadığı belirtiler üzerinden korku oluşturmak, kesin sonuç vadetmek veya danışanı belirli bir uzmana yönelmeye zorlamak uygun değildir.
Sağlık Bakanlığının 12 Kasım 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemesi; sağlık hizmetlerine ilişkin bilgilendirmelerin yanıltıcı, üstünlük oluşturan veya doğrudan talep yaratmaya yönelik olmamasını öngörmektedir. İnternet sitelerinde bilgilendirme içeriklerinin son güncelleme tarihi ile site editörünün iletişim bilgilerinin görünür biçimde belirtilmesi de yönetmelik kapsamındadır.
Önemli Bilgilendirme
Bu sayfada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. İnternet üzerinden sunulan içerikler kişisel psikolojik değerlendirme veya tanı yerine geçmez.
Bireysel psikoterapi her kişi için aynı biçimde ilerlemez. Görüşmelerin içeriği, kullanılabilecek yöntemler, seans sıklığı ve toplam süre; kişinin ihtiyaçlarına ve değerlendirme sonucuna göre değişebilir.
Psikoterapi sürecinde:
- Kesin sonuç,
- Belirli sürede değişim,
- Bütün sorunların ortadan kalkması,
- Belirtilerin tekrar etmeyeceği,
- Her danışanda aynı sonucun alınacağı
yönünde garanti verilemez.
Kişinin psikoterapiye katılımı gönüllülük temelinde yürütülür. Danışan sürecin amacı, yöntemi, gizlilik koşulları ve mesleki sınırlar hakkında bilgi alma hakkına sahiptir.
Bireysel Psikoterapi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Bireysel psikoterapiye başlamak için psikolojik tanı gerekir mi?
Hayır. Bireysel psikoterapiye başvurmak için önceden bir psikolojik veya psikiyatrik tanı alınması gerekmez. Kişi yaşadığı bir güçlüğü anlamak, ilişkilerindeki tekrar eden örüntüleri değerlendirmek, zorlayıcı bir yaşam olayına uyum sağlamak veya kişisel farkındalığını geliştirmek amacıyla görüşme talep edebilir. İlk görüşmede kişinin ihtiyaçları ve psikoterapiye uygunluğu değerlendirilir.
İlk psikoterapi seansında ne konuşulur?
İlk seansta genellikle kişinin başvuru nedeni, mevcut güçlüğün günlük yaşama etkisi, daha önce alınan destekler, genel sağlık durumu ve psikoterapiden beklentileri ele alınır. Seansların formatı, gizlilik koşulları ve çalışma çerçevesi hakkında da bilgi paylaşılır. Kişi kendisini hazır hissetmediği ayrıntıları anlatmaya zorlanmaz.
Bireysel psikoterapi kaç seans sürer?
Psikoterapinin süresi; başvuru nedenine, çalışılacak konuların kapsamına, kişinin ihtiyaçlarına ve kullanılan terapi yaklaşımına göre değişir. Bazı konular daha sınırlı bir çalışma içinde ele alınabilirken bazı durumlarda daha uzun süreli görüşmeler uygun olabilir. İlk görüşmede kesin bir seans sayısı veya sonuç tarihi verilmesi uygun değildir.
Psikoterapide anlatılan her şey gizli kalır mı?
Psikoterapi görüşmeleri temel olarak gizlilik ilkesiyle yürütülür. Ancak kişinin kendisine veya başka birine yönelik yakın ve ciddi zarar riski bulunması ya da mevzuat gereği bildirim yapılması gereken durumlarda gizliliğin sınırları söz konusu olabilir. Kayıtların nasıl tutulduğu, bilgilerin hangi koşullarda paylaşılabileceği ve gizliliğin sınırları ilk görüşmede açıklanmalıdır.
Kadıköy Bireysel Psikoterapi görüşmeleri nerede gerçekleştiriliyor?
Kadıköy Bireysel Psikoterapi görüşmeleri, Klinik Psikolog Anıl Hatipoğlu ile Kadıköy’de Bağdat Caddesi üzerinde bulunan sağlık meslek biriminde yüz yüze gerçekleştirilmektedir. Kadıköy’de bireysel psikoterapi araştıran kişiler için görüşmelerin içeriği; kişinin ihtiyaçları, görüşmeye gelme nedeni ve psikoterapi sürecinde ele almak istediği konular doğrultusunda şekillenebilir.
Bağdat Caddesi Bireysel Psikoterapi görüşmeleri yüz yüze yapılabilir mi?
Evet. Bağdat Caddesi Bireysel Psikoterapi görüşmeleri, Fenerbahçe Mahallesi Bağdat Caddesi üzerinde bulunan klinik ortamında yüz yüze gerçekleştirilebilir. Bağdat Caddesi’nde bireysel psikoterapi araştırırken yalnızca lokasyon değil; psikoloğun çalışma alanları, görüşme yaklaşımı, mesleki çerçevesi ve kişinin ihtiyaçlarıyla olan uyumu da değerlendirilebilir.
Feneryolu Bireysel Psikoterapi için yüz yüze görüşme yapılabilir mi?
Feneryolu Bireysel Psikoterapi araştırması yapan kişiler için yüz yüze görüşmeler Feneryolu’na yakın konumdaki Bağdat Caddesi üzerinde gerçekleştirilmektedir. Feneryolu ve çevresinde bireysel psikoterapi arayan kişiler, klinik konumunu Google Haritalar üzerinden inceleyebilir. Feneryolu ifadesi kliniğin fiziksel adresinden ziyade yakın çevre ve ulaşım bağlamını ifade etmektedir.