Panik atak; yoğun korku veya rahatsızlık hissinin, çeşitli bedensel ve zihinsel deneyimlerle birlikte kısa sürede belirginleşebildiği bir yaşantıdır. Ancak bir kişinin bir veya birkaç kez panik atak benzeri bir deneyim yaşaması tek başına panik bozukluk anlamına gelmez. Yaşanan durumun tekrar etme biçimi, kişinin günlük yaşamına etkileri, yeni bir atak yaşama endişesi ve farklı sağlık etkenleri birlikte değerlendirilmelidir.
Kadıköy Panik Atak ve Panik Bozukluk kapsamında gerçekleştirilen psikoterapi görüşmelerinde yalnızca atak sırasında yaşanan bedensel deneyimler değil; kişinin bu deneyimleri nasıl yorumladığı, yeniden atak yaşama düşüncesi, kaçınılan durumlar, güvence arama davranışları ve günlük yaşamda ortaya çıkan değişiklikler de ele alınabilir.
Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi veya göğüste rahatsızlık gibi deneyimler yalnızca psikolojik nedenlerle ilişkili olmayabileceğinden, özellikle ilk kez ortaya çıkan veya alışılmıştan farklı seyreden fiziksel belirtilerin otomatik olarak panik atağa bağlanmaması önemlidir.
Psikoterapi görüşmelerinin kapsamı kişinin yaşam koşulları ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillenir. İnternet üzerinde yer alan belirti listeleri kişiye özel psikolojik veya tıbbi değerlendirme yerine geçmez.
Panik Atak ile Panik Bozukluk Aynı Şey midir?
Panik atak ve panik bozukluk birbirleriyle ilişkili kavramlar olmakla birlikte aynı anlama gelmez.
Panik Atak
Panik atak, yoğun korku veya rahatsızlık hissinin kısa sürede yükselmesiyle ortaya çıkan bir yaşantıdır. Belirgin bir tehlike bulunmadığı hâlde kişi kendisini tehdit altında hissedebilir. Bazı ataklar belirli bir ortam veya düşünceyle ilişkili olabilirken bazıları beklenmedik biçimde başlayabilir.
Bir kişinin yaşamı boyunca bir veya birkaç kez panik atak yaşaması mümkündür. Her panik atak, tek başına bir psikolojik bozukluğa işaret etmez.
Panik Bozukluk
Panik bozuklukta yalnızca atakların varlığı değil, ataklar arasında yaşanan süreç de önemlidir. Kişi yeni bir atak geçirip geçirmeyeceğini sık sık düşünebilir, belirtileri kontrol etmeye çalışabilir veya atak sırasında yardım alamayacağını düşündüğü ortamlardan uzak durabilir.
Bu durum zamanla kişinin günlük yaşamını düzenleme biçimini değiştirebilir. Toplu taşıma kullanmamak, yalnız dışarı çıkmamak, egzersizden kaçınmak veya yanında sürekli güvendiği bir kişiyi bulundurmak gibi davranışlar gelişebilir.
Panik bozukluğa ilişkin değerlendirme yalnızca internet üzerinden okunan belirtilere dayanılarak yapılamaz. Yaşanan belirtilerin niteliği, süresi, tekrar etme biçimi, tıbbi durumlar ve kişinin yaşamındaki etkileri birlikte ele alınmalıdır.
Panik Atak Sırasında Neler Yaşanabilir?
Kadıköy Panik Atak ve Panik Bozukluk Tedavisi sırasında yaşanan belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Aynı kişi farklı ataklarında farklı belirtiler de hissedebilir.
Görüşmelerde ele alınabilecek yaşantılar arasında şunlar bulunabilir:
- Kalp atışlarının hızlanması veya belirgin biçimde hissedilmesi
- Göğüste baskı, sıkışma veya rahatsızlık
- Nefesin yetmediğini düşünme
- Boğuluyormuş gibi hissetme
- Terleme
- Titreme veya sarsılma
- Baş dönmesi veya sersemlik hissi
- Bayılacakmış gibi hissetme
- Mide bulantısı veya karın bölgesinde rahatsızlık
- Üşüme veya sıcak basması
- El, ayak veya yüz çevresinde uyuşma ve karıncalanma
- Çevrenin gerçek dışı ya da uzak hissedilmesi
- Kişinin kendisine yabancılaşmış gibi hissetmesi
- Kontrolünü kaybetme korkusu
- Aklını kaybetme düşüncesi
- Ölüm veya ciddi bir sağlık sorunu yaşama korkusu
Panik atağa benzeyen belirtiler kalp-damar, solunum, nörolojik, hormonal veya metabolik sağlık sorunlarında da görülebilir. Bu nedenle özellikle ilk kez ortaya çıkan, alışılmıştan farklı olan veya şiddetli seyreden belirtiler doğrudan psikolojik bir nedene bağlanmamalıdır.
Bağdat Caddesi Panik Atak ve Panik Bozukluk
Bağdat Caddesi Panik Atak ve Panik Bozukluk hakkında araştırma yapan kişiler, panik sırasında yaşanan bedensel deneyimlerin yanı sıra yeni bir atak yaşama düşüncesinin günlük yaşam üzerindeki etkileri hakkında da bilgi arıyor olabilir. Panik yaşantısı yalnızca atak anıyla sınırlı kalmayabilir; kişi zaman içinde belirli ortamları, ulaşım araçlarını veya bedensel duyumları atakla ilişkilendirmeye başlayabilir.
Psikoterapi görüşmelerinde kişinin korktuğu durumlar kadar bu durumlara verdiği anlam, kaçınma biçimleri ve kendisini güvende hissetmek amacıyla geliştirdiği davranışlar da değerlendirilebilir. Amaç kişinin yaşadığı fiziksel deneyimlerin gerçek olmadığını söylemek değil, bedensel duyumlar ile bu duyumlara ilişkin düşünce ve yorumları ayrı ayrı ele alabilmektir.
Bağdat Caddesi Panik Atak ve Panik Bozukluk kapsamında ele alınan yaşantılar kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu nedenle internet üzerindeki belirti listelerinden hareketle kişiye yönelik kesin bir tanımlama yapılması uygun değildir.
Feneryolu Panik Atak ve Panik Bozukluk
Feneryolu Panik Atak ve Panik Bozukluk hakkında bilgi araştırılırken panik atağın tek başına panik bozuklukla aynı anlama gelmediğinin bilinmesi önemlidir. Bazı kişiler hayatlarının belirli dönemlerinde bir veya birkaç kez yoğun korku ve bedensel uyarılma yaşayabilirken, bazı kişilerde yeni bir atak yaşama düşüncesi günlük planların ve davranışların şekillenmesinde daha belirgin hale gelebilir.
Panik yaşantısıyla ilişkili bedensel duyumların sürekli kontrol edilmesi, belirli ortamlardan uzak durulması veya yalnız kalmaktan kaçınılması gibi davranışlar bazı kişilerde günlük yaşamın hareket alanını daraltabilir. Psikoterapi görüşmelerinde bu süreçler kişinin kendi yaşam deneyimi içerisinde değerlendirilebilir.
Feneryolu Panik Atak ve Panik Bozukluk kapsamında yüz yüze görüşme araştırılırken lokasyonun yanı sıra psikoloğun çalışma alanı, psikoterapi yaklaşımı ve mesleki çalışma çerçevesi de dikkate alınabilir. Yüz yüze görüşmeler Feneryolu’na yakın, Kadıköy Bağdat Caddesi üzerindeki sağlık meslek biriminde gerçekleştirilmektedir.
Panik Atak Nasıl Bir Döngüye Dönüşebilir?
Kadıköy Panik Atak ve Panik Bozukluk çoğu zaman yalnızca bedensel belirtilerden oluşmaz. Belirtilerin nasıl yorumlandığı ve kişinin bu belirtiler karşısında ne yaptığı da yaşanan korkunun şiddetini etkileyebilir.
Örneğin kalp atışlarının hızlandığını fark eden bir kişi, bunu yaklaşan ciddi bir sağlık sorununun işareti olarak yorumlayabilir. Bu düşünce korkuyu artırabilir. Korkunun artmasıyla kalp atışları daha da hızlanabilir, nefes alışverişi değişebilir ve baş dönmesi ortaya çıkabilir. Yeni belirtiler, tehlike düşüncesini güçlendirerek döngünün sürmesine katkıda bulunabilir.
Bu süreç genel olarak şu şekilde ilerleyebilir:
- Bedensel bir duyumun veya kaygı verici bir düşüncenin fark edilmesi
- Bu duyumun ciddi bir tehlikenin işareti olarak yorumlanması
- Korku ve bedensel uyarılmanın artması
- Yeni bedensel belirtilerin ortaya çıkması
- Belirtilerin daha fazla izlenmesi ve kontrol edilmeye çalışılması
- Tehlike düşüncesinin güçlenmesi
Her panik atak aynı şekilde gelişmez. Psikoterapi görüşmelerinde kişinin kendi deneyimine özgü döngü ayrıntılı biçimde incelenebilir.
Atak Beklentisi Günlük Yaşamı Nasıl Etkileyebilir?
Bazı kişiler için en zorlayıcı bölüm yalnızca atak anı değildir. Yeni bir atak geçirme olasılığını sürekli düşünmek, ataklar arasındaki dönemi de etkileyebilir. Bu durum bazen “beklenti kaygısı” olarak ifade edilir.
Kişi gün içinde kalp atışlarını, nefesini, baş dönmesini veya farklı bedensel duyumları tekrar tekrar kontrol edebilir. Küçük bir değişiklik, yaklaşan atağın işareti olarak değerlendirilebilir.
Atak beklentisi aşağıdaki davranışlarla ilişkili olabilir:
- Kalabalık ortamlardan uzak durmak
- Toplu taşıma araçlarını kullanmamak
- Evden yalnız çıkmamak
- Uzun yolculuklardan kaçınmak
- Kapalı veya çıkışın zor görüldüğü alanlara girmemek
- Egzersiz yapmaktan çekinmek
- Kalp atışını hızlandırabileceği düşünülen etkinlikleri bırakmak
- Sürekli tansiyon veya nabız ölçmek
- Yakınlardan tekrar tekrar güvence istemek
- Hastane veya sağlık kuruluşlarına yakın bulunmaya çalışmak
- Yanında ilaç, su veya belirli nesneler olmadan dışarı çıkmamak
- Uyku sırasında atak yaşama korkusuyla uyumayı ertelemek
Bu davranışlar kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir. Ancak bazı kişilerde kaçınılan alanların giderek genişlemesine ve günlük hareket özgürlüğünün azalmasına katkıda bulunabilir. Panik bozuklukta yeni atak korkusunun yaşam düzeninde belirgin değişikliklere yol açabileceği bildirilmektedir.
Hangi Durumlarda Psikolojik Değerlendirme Düşünülebilir?
Aşağıdaki yaşantılar psikolojik değerlendirmede ele alınabilecek başvuru nedenleri arasında bulunabilir:
- Panik atakların tekrar etmesi
- Yeni bir atak yaşama düşüncesinin gün içinde sık sık ortaya çıkması
- Bedensel belirtilerin sürekli kontrol edilmesi
- Atak korkusu nedeniyle belirli ortamlardan uzak durulması
- Yalnız kalmakta veya yalnız dışarı çıkmakta zorlanılması
- İşe, okula veya sosyal etkinliklere katılımın azalması
- Uyku düzeninin etkilenmesi
- Kalp, nefes veya sağlıkla ilgili düşüncelerin yoğunlaşması
- Tıbbi değerlendirmelerde açıklanamayan belirtiler nedeniyle kaygı yaşanması
- Acil servise veya farklı sağlık kuruluşlarına tekrar tekrar başvurulması
- Panik belirtileri nedeniyle egzersiz ve hareketten kaçınılması
- Atak yaşama ihtimaline karşı günlük planların sınırlandırılması
- Yakınlardan sürekli destek veya güvence alma ihtiyacı duyulması
- Panik belirtilerine depresif duyguların veya farklı kaygıların eşlik etmesi
Bu belirtilerin bulunması tek başına panik bozukluk tanısı anlamına gelmez. Değerlendirme sırasında belirtilerin fiziksel sağlık sorunları, kullanılan ilaçlar, kafein veya farklı maddeler, uyku düzensizliği ve diğer psikolojik durumlarla ilişkisi de incelenebilir.
Kadıköy Bireysel Psikoterapi sayfamızdan psikoterapi ile ilgili detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
İlk Görüşmede Neler Ele Alınır?
Kadıköy Panik Atak ve Panik Bozukluk Tedavisinde ilk görüşmenin amacı, kişinin yaşadığı belirtileri ve bu belirtilerin yaşamındaki etkilerini anlamaktır. İlk seansta tüm belirtilerin ortadan kaldırılması veya kesin bir açıklamaya ulaşılması beklenmez.
İlk görüşmede genellikle aşağıdaki konular değerlendirilebilir:
- İlk panik atağın ne zaman ve hangi koşullarda yaşandığı
- Atak sırasında hissedilen bedensel ve zihinsel belirtiler
- Atakların ne sıklıkla tekrar ettiği
- Atakların belirli durumlarda mı yoksa beklenmedik biçimde mi ortaya çıktığı
- Kişinin belirtiler sırasında ne olacağını düşündüğü
- Atak sonrasında davranışlarında meydana gelen değişiklikler
- Kaçınılan ortamlar ve etkinlikler
- Günlük yaşam, iş, eğitim ve ilişkiler üzerindeki etkiler
- Daha önce yapılan tıbbi değerlendirmeler
- Kullanılan ilaçlar ve genel sağlık durumu
- Kafein, alkol veya farklı maddelerin kullanımı
- Daha önce alınan psikolojik ya da psikiyatrik destekler
- Kişinin terapi sürecinden beklentileri
- Acil risk veya farklı uzmanlık alanlarına yönlendirme gereksinimi
Değerlendirme, kişinin kendisini hazır hissetmediği ayrıntıları anlatmaya zorlandığı bir sorgulama şeklinde yürütülmez. Bazı durumlarda başvuru nedenini ve eşlik eden etkenleri anlayabilmek için değerlendirme birden fazla görüşmeye yayılabilir.
Tıbbi Değerlendirme Neden Önemlidir?
Panik atak sırasında görülebilen çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi ve terleme gibi belirtiler farklı sağlık sorunlarında da ortaya çıkabilir. Bu nedenle yeni başlayan veya daha önce değerlendirilmemiş belirtilerin otomatik olarak panik atağa bağlanması uygun değildir.
Özellikle aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir:
- İlk kez ortaya çıkan şiddetli göğüs ağrısı
- Daha önce yaşananlardan farklı özellikte belirtiler
- Bayılma veya bilinç değişikliği
- Belirgin ve devam eden nefes darlığı
- Göğüs ağrısının kola, sırta, boyuna veya çeneye yayılması
- Yoğun fiziksel efor sırasında başlayan belirtiler
- Bilinen kalp, akciğer veya nörolojik hastalık bulunması
- Yeni bir ilaca başladıktan sonra belirtilerin ortaya çıkması
- Belirtilere ateş, güç kaybı veya konuşma bozukluğu gibi başka bulguların eşlik etmesi
Psikolog fiziksel muayene yapmaz, laboratuvar testi istemez ve ilaç reçete etmez. Tıbbi değerlendirme gereksinimi düşünüldüğünde kişi ilgili hekime yönlendirilebilir.
Daha önce panik atak değerlendirmesi yapılmış olsa bile yeni veya alışılmıştan farklı bir belirti ortaya çıktığında bu durumun yalnızca kaygıya bağlı olduğu varsayılmamalıdır.
Psikoterapi Süreci Nasıl Planlanır?
Kadıköy Panik Atak ve Panik Bozukluk Tedavisi psikoterapi süreci kişiye özgü olarak planlanır. Görüşmelerde yalnızca atak sayısına değil, kişinin belirtileri nasıl yorumladığına, hangi durumlardan kaçındığına ve yaşamında hangi alanların etkilendiğine bakılabilir.
Süreçte aşağıdaki çalışma alanları değerlendirilebilir:
Panik Döngüsünü Tanımak
Kişinin panik belirtileri öncesinde, sırasında ve sonrasında yaşadıkları birlikte incelenebilir. Bedensel duyumlar, düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkilerin fark edilmesi amaçlanabilir.
Bedensel Belirtilere Verilen Anlamı İncelemek
Kalp atışının hızlanması veya nefes alışverişinin değişmesi gibi belirtilerin nasıl yorumlandığı değerlendirilebilir. Amaç kişiye belirtilerin “sadece zihninde olduğunu” söylemek değildir. Kişinin gerçek biçimde hissettiği bedensel duyumlarla, bu duyumlara ilişkin tehlike yorumları ayrı ayrı ele alınır.
Kaçınma ve Güvenlik Davranışlarını Değerlendirmek
Kişinin kendisini güvende tutmak amacıyla yaptığı ancak yaşamını sınırlandırabilen davranışlar incelenebilir. Bu davranışların kısa ve uzun vadeli etkileri birlikte değerlendirilebilir
Dikkatin Bedene Yönelmesini İncelemek
Panik belirtileri yaşayan kişiler bazen nabız, nefes, denge veya farklı bedensel duyumlara yoğun biçimde odaklanabilir. Bu odaklanmanın kaygıyla ilişkisi ele alınabilir.
Kademeli Çalışmalar Planlamak
Uygun görülen psikoterapi yaklaşımlarında kaçınılan durumlara veya korkulan bazı bedensel duyumlara yönelik kademeli çalışmalar planlanabilir. Bu tür uygulamalar yalnızca değerlendirme sonrasında, yöntemin amacı açıklandıktan ve kişinin gönüllü onayı alındıktan sonra yapılmalıdır.
Kişi hazır olmadığı, sağlık açısından uygun görülmeyen veya anlamını bilmediği bir uygulamaya zorlanmaz. İnternette görülen egzersizlerin profesyonel değerlendirme olmadan uygulanması her kişi için uygun olmayabilir.
Günlük Yaşam Düzenini Ele Almak
Uyku, beslenme düzeni, kafein kullanımı, hareket düzeyi, yoğun stres kaynakları ve günlük sorumluluklar panik yaşantısıyla birlikte değerlendirilebilir.
Klinik kılavuzlar, panik bozuklukta psikolojik ve tıbbi seçeneklerin kişinin ihtiyaçları, tercihleri, değerleri ve mevcut sağlık koşulları dikkate alınarak planlanmasını önermektedir.
Panik Atak Anında Ne Yapılabilir?
Panik belirtileri başladığında kişinin öncelikle bulunduğu ortamın fiziksel açıdan güvenli olup olmadığını değerlendirmesi önemlidir. Araç kullanmak, merdivende bulunmak veya tehlikeli bir ekipmanla çalışmak gibi durumlarda mümkünse güvenli bir alana geçilmelidir.
Daha önce tıbbi ve psikolojik değerlendirme almış kişiler, uzmanlarıyla birlikte belirledikleri baş etme yöntemlerini kullanabilir. Bunlar arasında belirtileri fark etmek, dikkati çevredeki somut unsurlara yöneltmek ve nefesi zorlamadan doğal ritmine dönmesine alan açmak bulunabilir.
Kişinin her bedensel belirtide kendisini “hemen sakinleşmek zorunda” hissetmesi ek baskı oluşturabilir. Panik belirtileriyle çalışma, yalnızca belirtileri bastırmaya değil, kişinin bu belirtilere verdiği tepkiyi anlamaya da odaklanabilir.
İlk kez yaşanan, şiddetli, alışılmıştan farklı veya tıbbi açıdan riskli olabilecek belirtilerde ise yalnızca psikolojik yöntemlere güvenilmemeli ve uygun sağlık desteği alınmalıdır.
İlaç Kullanımı Gerekir mi?
Panik bozuklukta ilaç seçeneğinin değerlendirilmesi psikiyatri uzmanının veya ilgili hekimin yetki alanındadır. Psikolog ilaç reçete etmez, mevcut ilacın dozunu değiştirmez ve ilacın bırakılmasını önermez.
Kişi ilaç kullanıyorsa aşağıdaki konuları reçeteyi düzenleyen hekimle görüşmelidir:
- İlacın olası etkileri ve yan etkileri
- Etkinin ne zaman değerlendirilebileceği
- Kullanım süresi
- Doz değişiklikleri
- İlacın başka ilaçlarla etkileşimi
- İlacın azaltılması veya sonlandırılması
İlaç tedavisine başlanması, psikoterapinin mutlaka gerekli veya gereksiz olduğu anlamına gelmez. Psikoterapi ve tıbbi takip, kişinin ihtiyaçlarına bağlı olarak ayrı ayrı ya da koordineli biçimde yürütülebilir. NIMH, panik bozuklukta psikoterapi, ilaç veya her ikisinin birlikte değerlendirilebileceğini; seçimin kişinin ihtiyaçları, tercihleri ve tıbbi durumuna göre yapılması gerektiğini belirtmektedir.
Panik Atak ile Agorafobi Arasındaki İlişki
Bazı kişiler, panik belirtileri yaşadıklarında ortamdan çıkmanın veya yardım almanın güç olacağını düşündükleri yerlerden kaçınabilir. Toplu taşıma, kalabalık alanlar, açık meydanlar, alışveriş merkezleri, sinema salonları veya evden tek başına uzaklaşmak zorlayıcı hâle gelebilir.
Bu tür kaçınmalar panik atakla ilişkili olabilir ancak her panik atak yaşayan kişide görülmez. Benzer şekilde belirli ortamlardan kaçınmak tek başına agorafobi tanısı anlamına gelmez.
Değerlendirmede kişinin hangi ortamlardan, hangi düşüncelerle ve ne ölçüde kaçındığı incelenir. Amaç kişiyi hazırlıksız biçimde korktuğu bir duruma sokmak değildir. Uygun görülen çalışmalar aşamalı, anlaşılır ve kişinin katılımıyla planlanır.
Seansların Süresi ve Sıklığı
Seansların süresi ve sıklığı; başvuru nedenine, yaşanan belirtilerin kapsamına, terapi yaklaşımına, eşlik eden sağlık durumlarına ve kişinin ihtiyaçlarına göre değişebilir.
İlk görüşmede kesin bir seans sayısı belirlemek her zaman mümkün değildir. Süreç boyunca:
- Belirlenen hedefler gözden geçirilebilir.
- Atakların günlük yaşama etkisi değerlendirilebilir.
- Kaçınma davranışlarındaki değişimler incelenebilir.
- Tıbbi veya psikiyatrik değerlendirme gereksinimi yeniden ele alınabilir.
- Seans sıklığı ihtiyaçlara göre düzenlenebilir.
- Psikoterapinin sürdürülmesi veya sonlandırılması birlikte konuşulabilir.
Psikoterapi süresinin kişiden kişiye değişmesi, sürecin plansız yürütüldüğü anlamına gelmez. Çalışma hedefleri ve ilerleyiş belirli aralıklarla değerlendirilebilir.
Online Görüşme Yapılabilir mi?
Panik atak ve panik bozukluk kapsamında online psikoterapi görüşmesi, kişinin koşulları ve başvuru nedeninin uygun olması hâlinde değerlendirilebilir.
Online görüşmeler için kişinin:
- Rahatça konuşabileceği özel bir ortamda bulunması
- İnternet bağlantısının görüşmeye uygun olması
- Görüşme sırasında araç kullanmaması
- Bulunduğu konumu gerektiğinde paylaşabilmesi
- Acil bir durumda ulaşılabilecek kişi ve kurumları bilmesi
- Seansı izinsiz olarak kaydetmemesi
önem taşır.
Ciddi tıbbi şüphe, güvenlik riski, ağır psikiyatrik belirtiler veya online ortamda yeterli mahremiyet sağlanamaması durumunda yüz yüze değerlendirme ya da farklı bir sağlık hizmetine yönlendirme gerekebilir.
Mahremiyet ve Mesleki Sınırlar
Panik atak ve panik bozukluk görüşmelerinde paylaşılan bilgiler, mesleki etik ilkeler ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde gizlilikle ele alınır.
İlk görüşmede kişiye şu konular hakkında bilgi verilmelidir:
- Görüşmelerin amacı ve kapsamı
- Kayıtların nasıl tutulduğu
- Bilgilerin hangi koşullarda paylaşılabileceği
- Gizliliğin etik ve yasal sınırları
- Online görüşmelerde mahremiyet koşulları
- Farklı bir uzmana yönlendirme gerektiğinde izlenecek süreç
Sağlık hizmetlerine ilişkin internet içeriklerinin de kişileri korkuya sevk eden, talep oluşturan, kesin sonuç vadeden veya belirli bir uzmana zorlayıcı biçimde yönlendiren reklam dili içermemesi gerekir. Bilgilendirmenin hasta hakları, kişisel veriler ve mahremiyet ilkelerine uygun olması beklenir.
Acil Yardım Gerektirebilecek Durumlar
Panik atak belirtileri bazı acil tıbbi durumlarla benzerlik gösterebilir. Özellikle ilk kez yaşanan veya önceki ataklardan belirgin biçimde farklı olan göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bayılma, bilinç değişikliği ya da ani nörolojik belirtiler ortaya çıktığında psikoterapi randevusu beklenmemelidir.
Kişi kendisine veya başka birine zarar verme düşüncesi taşıyorsa, kontrolünü kaybetme riski bulunduğunu düşünüyorsa ya da yakın ve ciddi bir tehlike içindeyse uygun acil sağlık ve güvenlik hizmetlerine başvurmalıdır.
Bu tür durumlarda internet üzerinden yapılan açıklamalar veya rutin psikoterapi görüşmesi, acil değerlendirmenin yerine geçmez.
Önemli Bilgilendirme
Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Burada sıralanan belirtilerden birini veya birkaçını yaşamak, kişinin panik bozukluğu olduğu anlamına gelmez.
Panik atak benzeri belirtilerin psikolojik, tıbbi ve çevresel farklı nedenleri olabilir. Kişiye uygun değerlendirme; belirtilerin başlangıcı, tekrar etme biçimi, sağlık öyküsü, kullanılan ilaçlar ve günlük yaşam üzerindeki etkiler dikkate alınarak yapılır.
Psikoterapi sürecinde kesin sonuç, belirli sürede iyileşme veya atakların tamamen ortadan kalkacağı yönünde garanti verilemez. Görüşmelerin kapsamı ve süresi kişisel ihtiyaçlara göre değişebilir.
Panik Atak/Bozukluk Hakkında Sık Sorulan Sorular
Bir kez panik atak geçirmek panik bozukluk anlamına gelir mi?
Hayır. Tek bir panik atak yaşamak, kişinin panik bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Panik bozukluğun değerlendirilmesinde atakların tekrar etmesi, yeni atak yaşama endişesi, kaçınma davranışları ve günlük yaşamın nasıl etkilendiği birlikte ele alınır. Benzer belirtilerin tıbbi nedenleri de değerlendirilmelidir.
Panik atak ile kalp krizi nasıl ayırt edilir?
Panik atak ve bazı kalp sorunları; göğüs ağrısı, çarpıntı, terleme ve nefes darlığı gibi benzer belirtilere yol açabilir. Bu ayrım yalnızca kişinin belirtilere bakarak kendi başına yapabileceği bir ayrım değildir. İlk kez ortaya çıkan, şiddetli, alışılmıştan farklı veya fiziksel eforla ilişkili belirtilerde acil tıbbi değerlendirme alınmalıdır.
Panik bozukluk için psikoterapi kaç seans sürer?
Seans sayısı; atakların sıklığına, kaçınma davranışlarına, günlük yaşam üzerindeki etkilere, eşlik eden sağlık durumlarına ve kişinin ihtiyaçlarına göre değişir. İlk görüşmede kesin bir seans sayısı veya sonuç tarihi verilmesi uygun değildir. Süreç ve hedefler belirli aralıklarla birlikte değerlendirilir.
Panik atak için psikoloğa mı, psikiyatriste mi başvurulmalıdır?
Başvurulacak uzman, kişinin ihtiyaçlarına ve belirtilerin özelliklerine göre değişebilir. Psikolog psikolojik değerlendirme ve psikoterapi sürecini yürütebilir; psikiyatri uzmanı ise gerekli durumlarda tıbbi değerlendirme ve ilaç tedavisi planlayabilir. Yeni veya açıklanamayan fiziksel belirtilerde öncelikle ilgili hekim tarafından değerlendirme gerekebilir. Bazı durumlarda farklı uzmanların koordineli çalışması uygun olabilir.