Çift Terapisinin İlişkilere Etkisi Nedir? İlişkide Neleri Değiştirebilir?

Bir ilişkide sorunların olması o ilişkinin mutlaka kötü olduğu anlamına gelmez.

İki farklı insan aynı yaşamı paylaşmaya başladığında:

beklentiler, iletişim biçimleri, aile ilişkileri, para,

cinsellik, sorumluluklar, gelecek planları, kıskançlık, güven gibi birçok alanda farklılıklar ortaya çıkabilir.

Bazı çiftler bu farklılıkları kendi aralarında konuşarak yönetebilir.

Bazı ilişkilerde ise aynı problem tekrar tekrar yaşanmaya başlar.

Konu değişir ama tartışmanın biçimi değişmez.

Bir gün para yüzünden tartışılır.

Başka bir gün aileler.

Sonra telefon kullanımı.

Daha sonra ev işleri.

Ancak tartışmanın altında aynı döngü bulunabilir:

Biri eleştirir.

Diğeri savunmaya geçer.

İlk kişi daha fazla açıklamaya çalışır.

Diğeri uzaklaşır.

Uzaklaştıkça ilk kişinin öfkesi artar.

Bir süre sonra iki taraf da:

“Beni hiç anlamıyorsun.”

demeye başlar.

Çift terapisinin ilişkilere etkisi, yalnızca çiftlerin daha az tartışmasını sağlamak üzerinden değerlendirilmemelidir.

Çift terapisi; ilişkinin nasıl çalıştığını, sorunların nasıl tekrar ettiğini, iki tarafın birbirini nasıl yorumladığını ve çatışmalar sırasında hangi davranışların ilişkiyi daha da zorlaştırdığını anlamaya yönelik bir psikoterapi sürecidir.

Ancak önemli bir nokta vardır:

Çift terapisinin amacı her ilişkiyi mutlaka sürdürmek değildir.

Bazı çiftlerde ilişkinin daha işlevsel hale gelmesine katkı sağlayabilir.

Bazı çiftlerde ayrılık veya devam etme kararının daha açık biçimde değerlendirilmesine alan açabilir.

Dolayısıyla çift terapisi:

“İlişkiyi kurtaran yöntem”

şeklinde değil,

ilişkinin daha açık biçimde görülmesini sağlayan terapötik bir çalışma alanı

olarak ele alınmalıdır.

Çift Terapisi Nedir?

Çift terapisi, romantik ilişki içerisindeki iki kişinin ilişki dinamiklerini bir ruh sağlığı profesyoneli eşliğinde değerlendirdiği psikoterapi biçimlerinden biridir.

Terapi yalnızca:

“Kim haklı?”

“Kim hatalı?”

“İlk kim başladı?”

sorularının cevabını aramaz.

Daha çok şu sorulara odaklanabilir:

“Bu tartışma nasıl başlıyor?”

“Bir taraf bunu yaptığında diğeri ne yapıyor?”

“İki taraf bu davranışlara hangi anlamı yüklüyor?”

“Tartışmanın altında hangi ihtiyaçlar var?”

“Bu döngü nasıl sürüyor?”

“Çift farklı bir noktada ne yapabilir?”

Bu nedenle çift terapisinin odağı yalnızca iki ayrı birey değil, iki kişi arasında oluşan ilişkisel örüntüdür.

Çift Terapisinin İlişkilere Etkisi Nasıl Ortaya Çıkar?

Çift terapisinde ilişkiyi değiştiren şey yalnızca terapistin tavsiye vermesi değildir.

Çoğu zaman değişim şu alanlarda ortaya çıkabilir:

  • tekrar eden ilişki döngülerinin fark edilmesi,
  • duyguların daha açık ifade edilmesi,
  • partnerin davranışlarına yüklenen anlamların incelenmesi,
  • çatışma sırasında kullanılan iletişim biçimlerinin değerlendirilmesi,
  • ihtiyaçların daha doğrudan ifade edilmesi,
  • güven ve sınırlarla ilgili konuların ele alınması,
  • bireysel sorumluluğun görülmesi,
  • ilişkinin geleceğine ilişkin beklentilerin netleşmesi.

Bu nedenle çift terapisinin etkisi:

“Daha iyi iletişim kurduk.”

cümlesinden daha geniş olabilir.

Kişi aynı zamanda:

“Partnerimin neden böyle davrandığını artık farklı görüyorum.”

“Benim de tartışmayı büyüten davranışlarım olduğunu fark ettim.”

“İstediğim şeyi öfke yerine daha doğrudan söyleyebiliyorum.”

“Her anlaşmazlığı ilişkinin biteceği şeklinde yorumlamıyorum.”

gibi değişimler yaşayabilir.

Çift Terapisi İlişkiyi Kurtarır mı?

Çift terapisi ilişkiyi sürdürme garantisi vermez.

Bu önemli bir yanlış beklentidir.

Bazen çiftler terapiye:

“İlişkimizi kurtarın.”

beklentisiyle gelebilir.

Ancak terapistin görevi:

“Mutlaka birlikte kalmalısınız.”

veya:

“Ayrılmanız gerekiyor.”

demek değildir.

Terapi sürecinde ilişkinin sorunları, ihtiyaçları, kaynakları ve iki tarafın ilişkiye ilişkin beklentileri değerlendirilebilir.

Bazı çiftlerde bu süreç ilişkinin devamını destekleyebilir.

Bazı çiftlerde ise uzun süredir ertelenen ayrılık kararının daha açık görülmesini sağlayabilir.

Dolayısıyla terapinin başarılı olması:

çiftin mutlaka birlikte kalması

anlamına gelmez.

Bazen daha bilinçli bir devam kararı,

bazen de daha açık ve karşılıklı sınırların bulunduğu bir ayrılık süreci

terapötik çalışmanın sonucu olabilir.

Çift Terapisi Tartışmaları Tamamen Bitirir mi?

Hayır.

Sağlıklı ilişkilerde de anlaşmazlıklar olabilir.

İki insanın:

aynı şeyi istemesi,

aynı düşünmesi,

aynı değerlere sahip olması,

her konuda aynı tepkiyi vermesi

beklenemez.

Bu nedenle çift terapisinin amacı:

“Bir daha hiç tartışmamak”

değildir.

Daha gerçekçi hedeflerden biri:

tartışmanın ilişkiye zarar verme biçimini değiştirmek

olabilir.

Örneğin çift eskiden:

bağırarak,

küçümseyerek,

günlerce konuşmayarak,

geçmişteki bütün problemleri gündeme getirerek

tartışıyor olabilir.

Terapi sonrasında anlaşmazlık devam edebilir ancak konuşma:

daha somut,

daha kısa,

daha az saldırgan

ve daha çözülebilir

bir hale gelebilir.

İlişkinizde aynı tartışmalar tekrar tekrar yaşanıyorsa İlişkide Sürekli Tartışmak başlıklı yazı da ilgili olabilir.

Çift Terapisi İletişimi Nasıl Etkiler?

“İletişim problemi” ilişkilerde oldukça geniş kullanılan bir ifadedir.

Ancak her iletişim problemi aynı değildir.

Bazı çiftlerde problem konuşamamak değildir.

Çift saatlerce konuşabilir.

Fakat konuşmanın yapısı sürekli aynıdır.

Örneğin:

“Beni hiç önemsemiyorsun.”

“Önemsemesem burada olmazdım.”

“Bak yine kendini savunuyorsun.”

“Sen de sürekli beni suçluyorsun.”

Bu konuşmada iki taraf da konuşmaktadır.

Fakat birbirlerini anlamaya değil, kendi pozisyonlarını savunmaya çalışmaktadır.

Çift terapisinde iletişim yalnızca:

“Daha sakin konuşun.”

şeklinde ele alınmaz.

Şu noktalar da değerlendirilebilir:

Ne anlatılmak isteniyor?

Karşı taraf ne duyuyor?

Hangi kelime savunmayı tetikliyor?

Kişi ihtiyacını doğrudan mı söylüyor?

Yoksa eleştiri üzerinden mi ifade ediyor?

“Sen Beni Hiç Anlamıyorsun” Döngüsü

Bir ilişkide en yorucu deneyimlerden biri partner tarafından anlaşılmadığını hissetmektir.

Kişi:

“Ben ne anlatırsam anlatayım beni anlamıyor.”

diyebilir.

Karşı taraf ise:

“Ne yaparsam yapayım yetmiyor.”

diye düşünüyor olabilir.

Bazen problemin altında iki farklı iletişim ihtiyacı bulunur.

Bir taraf:

“Beni dinle.”

ister.

Diğeri:

“Problemi çözeyim.”

diye yaklaşır.

İlk kişi kendisini anlaşılmamış hisseder.

İkinci kişi ise:

“Yardım etmeye çalışıyorum ama yine olmuyor.”

diye düşünür.

Çift terapisinde bu farklılıkların görünür hale gelmesi önemlidir.

Anlaşılmama hissini daha ayrıntılı ele almak için Anlaşılmadığını Hissetmek başlıklı içerik de okunabilir.

Çift Terapisi Empatiyi Artırabilir mi?

Bazı çiftlerde terapi sürecinin önemli etkilerinden biri partnerin davranışını yalnızca kendi bakış açısından değerlendirmemeye başlamaktır.

Örneğin kişi partnerinin tartışma sırasında uzaklaşmasını:

“Beni önemsemiyor.”

şeklinde yorumlayabilir.

Partner ise:

“Tartışma büyümesin diye uzaklaşıyorum.”

diyor olabilir.

İki tarafın deneyimi farklıdır.

Birinin yaşadığı:

terk edilmişlik

iken diğerinin yaşadığı:

yoğun çatışmadan korunma ihtiyacı

olabilir.

Empati burada:

“Partnerim haklı.”

demek değildir.

Daha çok:

“Onun bu davranışı neden böyle yaşadığını anlayabiliyorum.”

diyebilme kapasitesidir.

Çift Terapisi İlişkideki Tekrar Eden Döngüleri Görünür Hale Getirebilir

Çiftler çoğu zaman problemin konusuna odaklanır.

“Sen anneni fazla dinliyorsun.”

“Sen çok para harcıyorsun.”

“Sen telefondan başını kaldırmıyorsun.”

Ancak terapide konu kadar örüntüye de bakılır.

Örneğin:

Bir taraf yakınlık ister.

Diğeri eleştirildiğini hisseder.

Geri çekilir.

İlk taraf geri çekilmeyi:

“Beni önemsemiyor.”

diye yorumlar.

Daha fazla yaklaşır ve daha fazla eleştirir.

Diğer taraf daha çok uzaklaşır.

Bir süre sonra sorun artık ilk konuşulan konu değildir.

Asıl problem:

yaklaşma → geri çekilme → daha fazla yaklaşma → daha fazla geri çekilme

döngüsüdür.

Bu yapı ilişkilerde farklı konular üzerinden tekrar edebilir.

Benzer döngüler için İlişkide Hep Aynı Sorunları Yaşıyorum başlıklı içerik de incelenebilir.

Haklı Olanı Bulmak Yerine Döngüyü Anlamak

Çiftler terapiye bazen şu beklentiyle gelebilir:

“Terapist hangimizin haklı olduğunu söyleyecek.”

Ancak ilişki problemleri mahkeme gibi işlemez.

Bir olayda taraflardan biri gerçekten hatalı davranmış olabilir.

Bu sorumluluk görmezden gelinmez.

Ancak yalnızca:

“Kim başlattı?”

sorusunda kalmak çoğu zaman tekrar eden ilişki örüntüsünü açıklamaz.

Örneğin:

A eleştiriyor.

B geri çekiliyor.

A daha çok eleştiriyor.

B daha uzun süre konuşmuyor.

Her iki taraf da:

“Önce o başladı.”

diyebilir.

Terapi açısından daha önemli soru bazen şudur:

“Bu döngüye ikiniz ayrı ayrı nasıl katkıda bulunuyorsunuz?”

Çift Terapisi Güveni Yeniden Oluşturabilir mi?

Bazı ilişkilerde güven:

aldatma,

yalan,

gizlenen borçlar,

verilen sözlerin tekrar tekrar tutulmaması,

sınır ihlalleri

gibi deneyimlerle zarar görebilir.

Bu durumlarda:

“Artık güven.”

demek yeterli değildir.

Güven çoğu zaman sözden çok tekrar eden davranışlarla ilişkilidir.

Çift terapisinde şu konular değerlendirilebilir:

Ne oldu?

Olay iki taraf için ne ifade ediyor?

Hangi sınırlar ihlal edildi?

Sorumluluk nasıl alınıyor?

Güveni yeniden kurmak isteyen taraf neye ihtiyaç duyuyor?

Hangi davranışların zaman içerisinde tutarlı biçimde değişmesi gerekiyor?

Ancak terapi:

“Güven mutlaka eski haline dönecek.”

garantisi vermez.

Bazı ilişkilerde güven yeniden yapılandırılabilir.

Bazılarında ise yaşanan olay ilişkinin devamına ilişkin kararı değiştirebilir.

Aldatma Sonrası Çift Terapisi Ne Sağlayabilir?

Aldatma sonrasında yalnızca:

“Neden yaptın?”

sorusu gündemde olmayabilir.

Aldatılan partner açısından:

“Bütün ilişki yalan mıydı?”

“Tekrar olabilir mi?”

“Neye güvenebilirim?”

gibi sorular ortaya çıkabilir.

Diğer partnerde ise:

suçluluk,

utanç,

savunma,

ilişkiyi kaybetme korkusu

bulunabilir.

Çift terapisinde ilk hedeflerden biri her zaman hızlı biçimde affetmek değildir.

Yaşanan olayın ilişkisel etkisi, güvenin ne şekilde zarar gördüğü ve iki tarafın bundan sonra ne istediği değerlendirilebilir.

Affetmek de ilişkinin devamı da otomatik terapötik hedef değildir.

Çift Terapisi Duygusal Yakınlığı Artırabilir mi?

Bazı ilişkilerde belirgin bir kavga yoktur.

Ancak çift:

“Ev arkadaşı gibiyiz.”

diyebilir.

Günlük hayat devam eder.

İşe gidilir.

Çocuklarla ilgilenilir.

Faturalar ödenir.

Fakat:

merak,

duygusal paylaşım,

yakınlık,

ortak zaman

azalmış olabilir.

Bu durumda terapi yalnızca problem çözmeye değil, çiftin birbirleriyle nasıl bağ kurduğu üzerine de odaklanabilir.

Örneğin:

“Partneriniz son zamanlarda en çok neyle uğraşıyor?”

“Ne zaman kendinizi ona yakın hissediyorsunuz?”

“İlişkinizde neler kayboldu?”

“Birlikte olduğunuzda ne konuşuyorsunuz?”

gibi alanlar incelenebilir.

Sevgi Varsa Çift Terapisine Gerek Olur mu?

Olabilir.

Bir ilişkide sevgi bulunması bütün problemleri otomatik olarak çözmez.

İki insan birbirini sevebilir ama:

çatışmayı yönetemeyebilir,

duygularını ifade etmekte zorlanabilir,

sınırlarla ilgili farklı beklentilere sahip olabilir,

aileler konusunda anlaşamayabilir,

cinsellik hakkında konuşamayabilir,

para konusunda farklı değerler taşıyabilir.

Dolayısıyla:

“Birbirimizi seviyorsak sorun yaşamamalıyız.”

beklentisi gerçekçi değildir.

Bazen problem sevginin yokluğu değil, ilişkinin nasıl yönetildiğidir.

Çift Terapisi Sevgi Bittiyse İşe Yarar mı?

“Sevginin bitmesi” herkes için aynı şeyi ifade etmez.

Bazen kişi:

“Artık sevmiyorum.”

derken aslında uzun süredir yaşadığı kırgınlığı anlatıyor olabilir.

Başka biri gerçekten ilişkinin romantik bağının sona erdiğini düşünüyor olabilir.

Bu nedenle terapi:

“Sevgi geri gelecek.”

garantisiyle ilerlemez.

Daha çok:

“Şu anda bu ilişkiye ne hissediyorsunuz?”

“Neler değişti?”

“Yakınlığın azalmasına neler katkıda bulundu?”

“İlişkinin devamını istiyor musunuz?”

gibi alanların değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Çift Terapisi Cinselliği Etkileyebilir mi?

İlişkide duygusal ve cinsel yakınlık birbirinden tamamen bağımsız değildir.

Tekrarlayan çatışmalar,

kırgınlık,

güvensizlik,

yoğun stres,

ev içi sorumlulukların paylaşımı,

ebeveynlik yükü,

duygusal uzaklaşma

cinsel yakınlığı etkileyebilir.

Aynı şekilde cinsellikle ilgili problemler de ilişkide:

reddedilme,

yetersizlik,

uzaklaşma,

öfke

gibi duygular oluşturabilir.

Çift terapisinde cinsel yaşam gerektiğinde ilişkinin genel dinamiklerinden biri olarak ele alınabilir.

Ancak belirli cinsel işlev sorunlarında ayrı tıbbi veya psikolojik değerlendirme de gerekebilir.

Çift Terapisi Kıskançlığı Azaltır mı?

Kıskançlığın tek bir nedeni yoktur.

Bazen ilişkide geçmiş güven ihlalleri bulunabilir.

Bazen sınırlar açık değildir.

Bazen kişi partnerinin davranışlarını tehdit olarak yorumlar.

Bazen yoğun güvence ihtiyacı vardır.

Bu nedenle terapi:

“Kıskanma.”

şeklinde tavsiye vermek yerine kıskançlığın ilişki içerisindeki işlevini değerlendirebilir.

Örneğin:

Kıskançlık ne zaman ortaya çıkıyor?

Kişi ne yapıyor?

Partner nasıl tepki veriyor?

Kontrol davranışları oluşuyor mu?

Güvence ne kadar süre rahatlatıyor?

Sınırlar iki taraf için aynı anlama mı geliyor?

Bu sorular sorulabilir.

Çift Terapisi İlişkide Sınırları Nasıl Etkiler?

İlişkide yakınlık önemli olduğu kadar sınırlar da önemlidir.

Çiftler:

ailelerle ilişki,

telefon mahremiyeti,

arkadaşlıklar,

eski partnerler,

sosyal medya,

para,

kişisel zaman

gibi konularda farklı sınır beklentilerine sahip olabilir.

Örneğin biri:

“Telefonumuz birbirimize açık olmalı.”

derken diğeri:

“İlişki içindeyken de kişisel mahremiyetim olmalı.”

diyebilir.

Burada tek bir evrensel doğru bulunmayabilir.

Önemli olan çiftin:

beklentileri açıkça konuşabilmesi,

karşılıklı rıza,

güvenlik,

saygı

çerçevesinde sınırlarını belirleyebilmesidir.

Ailelerin İlişkiye Müdahalesi Çift Terapisinde Ele Alınabilir mi?

Evet.

Özellikle uzun süreli ilişkilerde yalnızca iki kişinin değil, aile sistemlerinin de etkisi bulunabilir.

Tartışmalar:

“Senin annen her şeye karışıyor.”

“Sen de benim ailemi hiç istemiyorsun.”

“Bayramda kimin ailesine gideceğiz?”

“Çocukla ilgili kararı ailelerimiz mi verecek?”

gibi konular üzerinden yaşanabilir.

Burada terapi aileleri:

“iyi” veya “kötü”

diye sınıflandırmak yerine çiftin kendi ilişkisel sınırlarını nasıl oluşturduğunu değerlendirebilir.

Para Konuları Çift Terapisinde Nasıl Ele Alınır?

Para yalnızca ekonomik bir konu değildir.

İnsanlar paraya farklı anlamlar yükleyebilir.

Biri için para:

güvenliktir.

Diğeri için:

özgürlük.

Bir başkası için:

başarı.

Bu nedenle:

harcama,

birikim,

borç,

ortak hesap,

kişisel para

gibi konular kolaylıkla ilişkisel çatışmaya dönüşebilir.

Çift terapisinde yalnızca:

“Bütçe yapın.”

denmeyebilir.

Paranın iki taraf için ne ifade ettiği ve finansal kararların ilişkide nasıl alındığı da değerlendirilebilir.

Ev İşleri ve Sorumluluklar Neden Büyük Tartışmalara Dönüşür?

Tartışma dışarıdan:

“Bulaşıkları kim yıkayacak?”

gibi görünebilir.

Ancak altta:

“Bütün yük benim üzerimde.”

“Yaptıklarım görülmüyor.”

“Beni düşünmüyor.”

gibi anlamlar bulunabilir.

Bu nedenle ilişkideki küçük görünen sorunlar bazen çok daha geniş duygusal ihtiyaçları temsil eder.

Çift terapisi bu gizli anlamların daha açık hale gelmesine yardımcı olabilir.

Çift Terapisi Partneri Değiştirir mi?

Terapinin amacı bir partneri diğerinin istediği kişiye dönüştürmek değildir.

Kişi terapiye:

“Onu düzeltelim.”

beklentisiyle gelebilir.

Ancak süreç ilerledikçe şu soru gündeme gelebilir:

“Ben ilişkide nasıl davranıyorum?”

Çift terapisi iki tarafın da kendi davranışına bakabilmesini gerektirebilir.

Örneğin:

“Partnerim beni dinlemiyor.”

diyen kişi aynı zamanda konuşurken partnerinin sözünü sık sık kesiyor olabilir.

“Partnerim bana yakın değil.”

diyen kişi kırıldığında günlerce geri çekiliyor olabilir.

Bu, ilişkinin bütün sorumluluğunu eşit biçimde dağıtmak anlamına gelmez.

Bazı davranışların sorumluluğu açıkça belirli bir kişiye ait olabilir.

Ancak ilişki döngüsünü değiştirmek için kişinin kendi davranışını görebilmesi önemlidir.

Çift Terapisi Bireysel Farkındalığı da Artırabilir mi?

Evet, bazı kişiler için çift terapisi yalnızca ilişkiyi değil, kendi davranışlarını anlamaya da yardımcı olabilir.

Kişi:

“Tartışmada neden bu kadar hızlı savunmaya geçiyorum?”

“Partnerim uzaklaştığında neden hemen terk edileceğimi düşünüyorum?”

“İhtiyacımı söylemek yerine neden öfkeleniyorum?”

“Neden özür dilemek benim için bu kadar zor?”

gibi sorularla karşılaşabilir.

İlişki iki kişinin birbirine sürekli geri bildirim verdiği bir alandır.

Dolayısıyla ilişkisel çalışma sırasında kişinin kendisiyle ilgili yeni farkındalıklar geliştirmesi mümkündür.

Çift Terapisi Özür Dilemeyi Kolaylaştırabilir mi?

Özür yalnızca:

“Özür dilerim.”

demekten ibaret değildir.

Bazı çiftlerde özür şu şekilde olabilir:

“Tamam, özür diledim, kapat artık.”

Bu cümle karşı tarafta gerçek bir onarım hissi oluşturmayabilir.

Onarıcı bir özürde kişinin:

ne yaptığını,

partner üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu,

kendi sorumluluğunu

görebilmesi önemli olabilir.

Ancak terapinin amacı zorla özür diletmek değildir.

Gerçek sorumluluk kişinin yaşanan olayı anlamasını gerektirir.

Çift Terapisi Geçmişteki Kırgınlıkları Unutturur mu?

Hayır.

Terapi geçmişi silmez.

Bazı çiftlerde yıllar önce yaşanan olaylar hâlâ tartışmalar sırasında gündeme gelebilir.

Burada amaç:

“Artık bunu konuşmayın.”

demek olmayabilir.

Daha çok:

“Neden bu olay hâlâ kapanmadı?”

sorusuna bakılabilir.

Belki sorumluluk alınmamıştır.

Belki kişi anlaşılmadığını hissetmiştir.

Belki güven yeniden kurulmamıştır.

Belki çift aynı olayı tamamen farklı biçimde anlatmaktadır.

Onarım bazen unutmak değil, yaşanan olayın ilişkideki anlamını değiştirebilmektir.

Çift Terapisi İlişkide Güvenli Bir Konuşma Alanı Sağlar mı?

Terapi odasının önemli işlevlerinden biri konuşmanın yapısını düzenlemektir.

Bazı çiftler evde belirli bir konuyu konuşmaya başladığında birkaç dakika içerisinde tartışmaya geçebilir.

Seans içerisinde terapist:

konuşmanın hızını yavaşlatabilir,

iki tarafın da söz almasını sağlayabilir,

suçlamaların altında bulunan duyguları araştırabilir,

yanlış anlaşılmaları görünür hale getirebilir.

Ancak terapist çiftin bütün problemlerini kendisi çözmez.

Amaç seans dışında da daha işlevsel konuşma biçimlerinin gelişmesidir.

Çift Terapisinde Terapist Taraf Tutar mı?

Terapistin görevi taraflardan birini sürekli savunmak değildir.

Ancak bu:

“Her durumda iki taraf da eşit derecede sorumludur.”

anlamına da gelmez.

Örneğin:

aldatma,

ekonomik istismar,

şiddet,

tehdit,

sınır ihlali

gibi belirgin davranışlarda sorumluluk bulanıklaştırılmamalıdır.

Tarafsızlık zarar verici davranışı görmezden gelmek değildir.

Terapötik çerçevenin amacı güvenli ve etik biçimde ilişkinin dinamiklerini değerlendirmektir.

Çift Terapisinde Her İki Tarafın da Değişmesi Gerekir mi?

İlişki döngülerinde çoğu zaman iki tarafın davranışları birbirini etkiler.

Ancak:

“Her problemde iki kişi yüzde elli suçludur.”

yaklaşımı doğru değildir.

Bir tarafın davranışı diğerinden çok daha zarar verici olabilir.

Önemli olan suç oranı hesaplamak değil, her kişinin kendi sorumluluk alanını açık biçimde görebilmesidir.

Eşim Terapiye Gelmek İstemiyor, Ne Yapabilirim?

Çift terapisinde iki kişinin de sürece katılması çoğu zaman önemlidir.

Ancak partnerlerden biri terapi istemeyebilir.

Bunun farklı nedenleri olabilir:

“Bizi yabancı birine anlatmak istemiyorum.”

“Terapist beni suçlayacak.”

“Problem sende.”

“İlişkinin düzelebileceğine inanmıyorum.”

“Terapiden korkuyorum.”

Bir kişiyi zorla çift terapisine getirmek işlevsel olmayabilir.

Bu durumda kişi kendi yaşadığı ilişki problemleri, sınırları ve kararları üzerine bireysel psikoterapide çalışmayı değerlendirebilir.

Ancak bireysel terapi ile çift terapisi aynı çalışma değildir.

Tek Başına Çift Terapisine Gidilir mi?

Tek kişinin katıldığı görüşme teknik olarak çift terapisiyle aynı şey değildir.

Bazı çift terapisi süreçlerinde değerlendirme amacıyla ayrı görüşmeler yapılabilir.

Ancak çift terapisinin ana çalışma alanı ilişkinin kendisidir.

Partner terapiye katılmıyorsa kişi bireysel görüşmelerde:

ilişki örüntülerini,

sınırlarını,

beklentilerini,

kendi davranışlarını,

ilişkiyle ilgili kararlarını

ele alabilir.

Çift Terapisine Gitmek İlişkinin Kötü Olduğu Anlamına mı Gelir?

Hayır.

Çift terapisine yalnızca ayrılığın eşiğindeki ilişkiler başvurmaz.

Bazı çiftler:

aynı sorunların tekrar ettiğini fark ettiklerinde,

iletişimin giderek zorlaştığını gördüklerinde,

evlilik veya ebeveynlik gibi geçiş dönemlerinde,

yakınlığın azaldığını düşündüklerinde

terapiyi değerlendirebilir.

Dolayısıyla terapiye başvurmak ilişkinin başarısız olduğunun göstergesi değildir.

Sorunlar Çok Büyümeden Çift Terapisine Başvurulabilir mi?

Evet.

İlişki problemlerinin yıllarca birikmesini beklemek gerekmez.

Örneğin çift:

“Henüz büyük bir krizimiz yok ama aynı konuda sürekli tartışıyoruz.”

diyebilir.

Bu da ilişkisel çalışma için anlamlı bir başvuru nedeni olabilir.

Sorunların şiddetli hale gelmesi terapi için zorunlu şart değildir.

Çift Terapisi Evlilik Öncesinde Kullanılır mı?

Evlilik öncesi çift çalışmaları ve çift terapisi aynı kavram olmayabilir ancak bazı benzer alanları ele alabilir.

Çiftler evlilik öncesinde:

para yönetimi,

çocuk sahibi olma beklentisi,

ailelerle sınırlar,

kariyer,

yaşam yeri,

ev işleri,

cinsellik,

değerler

gibi konularda farklı beklentilere sahip olabilir.

Bu alanların evlilik öncesinde konuşulması bütün sorunların önleneceği anlamına gelmez.

Ancak çiftin önemli beklentilerini daha açık biçimde görmesine yardımcı olabilir.

Çocuk Sahibi Olmak İlişkiyi Değiştirdiğinde Çift Terapisi Yardımcı Olabilir mi?

Ebeveynliğe geçiş birçok çift açısından büyük bir yaşam değişimidir.

Uyku azalabilir.

Sorumluluklar artabilir.

Çiftin birlikte geçirdiği zaman azalabilir.

Ev içindeki iş bölümü değişebilir.

Cinsellik ve fiziksel yakınlık etkilenebilir.

Bu nedenle:

“Çocuğumuz olduktan sonra ilişkimiz değişti.”

denmesi olağandışı değildir.

Çift terapisinde ebeveynliğin ilişkide oluşturduğu yeni roller ve beklentiler değerlendirilebilir.

Çift Terapisi Boşanmayı Önler mi?

Bunu garanti etmek mümkün değildir.

Bazı çiftler terapi sonrasında ilişkilerini sürdürür.

Bazı çiftler ayrılmaya karar verir.

Bazıları ise bir süre daha değerlendirmeye ihtiyaç duyar.

Çift terapisinin amacı:

“Boşanmayı her koşulda önlemek”

değildir.

Bazen terapi, çiftin ilişkiyle ilgili kararını daha bilinçli ve daha az tepkisel biçimde değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Ayrılmayı Düşünen Çiftler Terapiye Gidebilir mi?

Evet.

Çift terapisinin başlaması için iki kişinin de:

“Kesinlikle birlikte kalmak istiyoruz.”

demesi şart değildir.

Bazen taraflardan biri kararsız olabilir.

Terapide:

İlişkinin devamı için ne gerekiyor?

Hangi değişiklikler mümkün?

Hangi konular kabul edilebilir değil?

İki tarafın beklentileri birbirine ne kadar yakın?

gibi sorular değerlendirilebilir.

Çift Terapisi Ayrılık Kararını Netleştirebilir mi?

Bazı durumlarda evet.

Bir ilişkinin sona ermesi her zaman terapinin başarısız olduğu anlamına gelmez.

Çift uzun süredir:

ayrılmak,

devam etmek,

yeniden denemek

arasında gidip geliyor olabilir.

Terapi sırasında ilişkinin gerçek durumu daha açık görülebilir.

Bu süreç bazen çiftin devam etmesine, bazen ise ayrılığın daha uygun olduğuna karar vermesine yol açabilir.

Karar çiftin kendisine aittir.

Çift Terapisi Ne Kadar Sürede Etki Gösterir?

Herkes için geçerli sabit bir süre yoktur.

Süre:

sorunların niteliğine,

ne kadar süredir devam ettiğine,

terapi hedeflerine,

çiftin katılımına,

görüşme sıklığına,

eşlik eden bireysel problemlere

göre değişebilir.

Bu nedenle:

“Çift terapisi 6 seansta ilişkiyi düzeltir.”

gibi kesin ifadeler güvenilir değildir.

Bazı çiftler erken dönemde önemli farkındalıklar yaşayabilir.

Ancak farkındalığın kalıcı davranış değişimine dönüşmesi daha uzun sürebilir.

Çift Terapisinin Etkisi Ne Zaman Görülmeye Başlar?

Değişim her zaman:

“Tartışmalar bitti.”

şeklinde başlamaz.

İlk değişiklik bazen:

“Tartışmanın ne zaman başladığını artık fark ediyoruz.”

olabilir.

Daha sonra:

“Döngüye girdiğimizi fark edip durabiliyoruz.”

noktasına geçilebilir.

Ardından iletişim şekli değişebilir.

Bu nedenle terapinin etkisini yalnızca sorunların tamamen bitip bitmediğine göre değerlendirmek doğru olmayabilir.

Çift Terapisinin İşe Yaradığını Nasıl Anlarız?

Değerlendirilebilecek bazı göstergeler şunlardır:

Tartışmalar daha kısa mı sürüyor?

Aynı problem ortaya çıktığında farklı tepki verebiliyor musunuz?

Duygularınızı daha açık söyleyebiliyor musunuz?

Partnerinizi anlamak için daha fazla soru soruyor musunuz?

Savunmaya geçmeden dinleyebiliyor musunuz?

Özür ve onarım daha mümkün hale geldi mi?

İlişkinizde yakınlık arttı mı?

İhtiyaçlarınızı daha doğrudan ifade edebiliyor musunuz?

Sınırlar daha açık mı?

Geleceğe ilişkin kararlar daha net mi?

Bütün bu alanların aynı anda değişmesi gerekmez.

Çift Terapisi Başladıktan Sonra Tartışmalar Artabilir mi?

Bazı dönemlerde mümkündür.

Uzun süredir konuşulmayan konular terapiyle birlikte gündeme gelebilir.

Bazen çift:

“Terapiye başladık ama daha fazla tartışıyoruz.”

diyebilir.

Bu durum otomatik olarak terapinin zarar verdiğini göstermez.

Ancak artan çatışmanın:

yoğunluğu,

güvenliği,

seansların dışındaki etkisi

terapist tarafından değerlendirilmelidir.

Özellikle tehdit veya şiddet söz konusuysa bu durum sıradan “ilişki çatışması” olarak ele alınmamalıdır.

Çift Terapisinde Değişim Sadece Seans İçinde mi Olur?

Hayır.

Asıl ilişkisel yaşam seans dışında devam eder.

Terapi odasında fark edilen bir döngünün günlük yaşamda farklı biçimde yönetilebilmesi önemlidir.

Örneğin çift seans sırasında:

“Birimiz yükseldiğinde diğerimiz tamamen kapanıyor.”

döngüsünü fark edebilir.

Bir sonraki tartışmada bunu yakaladıklarında:

“Şu anda yine aynı yere gidiyoruz.”

diyebilmeleri önemli bir değişim olabilir.

Dolayısıyla terapi yalnızca haftada bir yapılan konuşma değildir.

Seanslar arasında yaşanan yeni deneyimler de sürecin parçasıdır.

Çift Terapisinde Ev Ödevleri Olur mu?

Kullanılan terapi yaklaşımına göre değişebilir.

Bazı terapistler çiftlere:

iletişim çalışmaları,

birlikte zaman planlama,

davranış gözlemleri,

belirli konuşma egzersizleri

önerebilir.

Başka yaklaşımlarda daha çok seans içerisindeki duygusal ve ilişkisel süreçler üzerinde çalışılabilir.

Dolayısıyla bütün çift terapilerinde aynı yöntem kullanılmaz.

Çift Terapisinin İlişki Doyumuna Etkisi Var mı?

Araştırma literatürü genel olarak çift terapisinin ilişki sıkıntısı yaşayan birçok çift açısından ilişki doyumu, iletişim, yakınlık ve ilişkisel işlevlerde olumlu değişimlerle ilişkili olabileceğini göstermektedir.

Ancak burada iki noktaya dikkat edilmelidir.

Birincisi:

Her çift aynı düzeyde fayda görmez.

İkincisi:

Tek bir çift terapisi modelinin bütün çiftler için üstün olduğu söylenemez.

Bu nedenle terapi yaklaşımı kadar:

terapötik ilişki,

çiftin ihtiyaçları,

sorunun niteliği,

terapiye katılım

ve güvenlik

gibi faktörler de önemlidir.

Çift Terapisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

Çift terapisi tek bir yöntem değildir.

Farklı yaklaşımlar bulunabilir.

Bunlardan bazıları:

  • duygu odaklı çift terapisi,
  • davranışçı çift terapileri,
  • bilişsel davranışçı çift terapisi,
  • bütünleştirici davranışçı çift terapisi,
  • sistemik yaklaşımlar,
  • Gottman temelli uygulamalar

olarak sıralanabilir.

Bu yaklaşımların teorik açıklamaları ve kullandıkları teknikler farklı olabilir.

Güncel araştırmalar farklı çift terapisi modellerinin faydalı olabileceğine işaret etmekle birlikte belirli bir modelin her durumda diğerlerinden üstün olduğu konusunda daha güçlü araştırmalara ihtiyaç bulunduğunu göstermektedir.

Çift Terapisinin Etkisini Neler Belirleyebilir?

Sonuçlar birçok değişkenden etkilenebilir.

Örneğin:

çiftin terapiye neden geldiği,

iki tarafın sürece katılımı,

sorunların süresi,

güvenlik,

terapi hedeflerinin netliği,

terapötik ilişki,

seans dışında yapılan değişiklikler,

bireysel psikolojik güçlükler

önemli olabilir.

Bu nedenle terapinin etkisini yalnızca uygulanan tekniğe bağlamak doğru değildir.

Çift Terapisine Birbirimizi Suçlamak İçin Gitmek

Bazı çiftlerde seans ilk başta bir tür “kanıt sunma alanı” gibi kullanılabilir.

Kişi terapiste:

“Bakın, ben haklıyım.”

demek ister.

Geçmiş olayları sıralar.

Mesajları göstermek ister.

Partnerinin bütün hatalarını anlatır.

Ancak terapi yalnızca suçlama alanına dönüşürse ilişkisel değişim zorlaşır.

Terapist gerektiğinde belirli davranışların sorumluluğunu konuşabilir.

Fakat süreç aynı zamanda:

“Bundan sonra neyi farklı yapabiliriz?”

sorusuna da yönelir.

Çift Terapisi Her İlişki İçin Uygun mudur?

Her durumda ortak çift seansı uygun olmayabilir.

Özellikle ilişkide:

fiziksel şiddet,

ciddi tehdit,

zorlayıcı kontrol,

kişinin partnerinden korkması,

güvenli biçimde konuşamaması

gibi durumlar varsa önce güvenliğin değerlendirilmesi gerekir.

Çift terapisi tarafların eşit biçimde konuşabildiği sıradan bir çatışma modeli varsaymamalıdır.

Bir kişinin seans sonrasında söylediği şeyler nedeniyle cezalandırılma veya şiddet görme ihtimali bulunuyorsa ortak görüşme uygun olmayabilir.

Bu durumda güvenlik planlaması ve uygun bireysel/profesyonel destek öncelikli hale gelir.

Acil tehlike söz konusuysa Türkiye’de 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden yardım talep edilebilir.

Psikolojik Şiddet Varsa Çift Terapisi Yapılır mı?

Bu durumun niteliği değerlendirilmelidir.

İlişkide zaman zaman kırıcı iletişim bulunması ile sistematik:

tehdit,

aşağılama,

kontrol,

izolasyon,

korkutma

aynı şey değildir.

Özellikle zorlayıcı kontrol veya güvenlik riski varsa:

“İkiniz de iletişiminizi düzeltmelisiniz.”

şeklinde ele almak zarar verici davranışın sorumluluğunu bulanıklaştırabilir.

Bu nedenle çift terapisi öncesinde güvenlik değerlendirmesi önemlidir.

Çift Terapisi Bireysel Terapi Yerine Geçer mi?

Her zaman değil.

Çift terapisi ilişkinin dinamiklerine odaklanır.

Bireysel psikoterapi ise kişinin kendi:

duyguları,

düşünceleri,

geçmiş deneyimleri,

davranışları

ve ihtiyaçlarına

daha ayrıntılı biçimde odaklanabilir.

Bazı durumlarda çift terapisi yeterli olabilir.

Bazı durumlarda partnerlerden biri veya her ikisi için ayrı bireysel değerlendirme de düşünülebilir.

Ancak farklı terapilerin aynı anda nasıl yürütüleceği etik ve klinik açıdan terapistler tarafından dikkatli biçimde planlanmalıdır.

Çift Terapisinde Gizlilik Nasıl İşler?

Çift terapisinde gizlilik çerçevesi bireysel terapiden bazı yönleriyle farklı olabilir.

Özellikle:

ayrı görüşmelerin yapılıp yapılmayacağı,

ayrı görüşmelerde açıklanan bilgilerin nasıl ele alınacağı,

çift sırrı politikası

gibi noktalar terapi başlangıcında açıkça konuşulmalıdır.

Bu nedenle çiftler terapistin gizlilik ve sınır politikasını sürecin başında sorabilir.

Online Çift Terapisi Etkili Olabilir mi?

Uygun çiftlerde ve uygun koşullarda online çift terapisi değerlendirilebilir.

Online format:

farklı şehirlerde yaşayan,

seyahat eden,

iş programı nedeniyle yüz yüze katılımı zor olan

çiftler açısından erişimi kolaylaştırabilir.

Dijital çift müdahaleleriyle ilgili araştırmalar ilişki doyumu üzerinde olumlu sonuçlar bildiriyor; ancak çalışmalar arasında yöntem ve katılımcı özellikleri açısından farklılıklar bulunuyor.

Online veya yüz yüze formatın uygunluğu çiftin ihtiyaçlarına göre değerlendirilmelidir.

Çift Terapisinin İlişkiye En Önemli Etkisi Nedir?

Bütün çiftler için tek bir “en önemli etki” belirlemek mümkün değildir.

Bir çift için en önemli değişim:

daha az tartışmak

olabilir.

Bir başka çift için:

tekrar yakın hissetmek.

Başka bir çift için:

aldatma sonrasında güvenin yeniden değerlendirilmesi.

Bir başka ilişkide:

ailelerle sınır koyabilmek.

Bazı çiftlerde ise en önemli sonuç:

ilişkinin devam edip etmeyeceğine daha açık biçimde karar verebilmek

olabilir.

Bu nedenle terapi hedefi çiftin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir.

Çift Terapisine Ne Zaman Başvurulabilir?

Çiftler şu durumlarda psikolojik değerlendirmeyi düşünebilir:

  • aynı tartışmalar tekrar tekrar yaşanıyorsa,
  • konuşmalar kolaylıkla çatışmaya dönüşüyorsa,
  • taraflardan biri veya ikisi anlaşılmadığını hissediyorsa,
  • duygusal yakınlık belirgin biçimde azaldıysa,
  • güven sorunları varsa,
  • aldatma sonrası ilişkinin geleceği değerlendiriliyorsa,
  • cinsel veya fiziksel yakınlık ilişkide sorun oluşturuyorsa,
  • aileler konusunda sürekli anlaşmazlık yaşanıyorsa,
  • ebeveynlik ve sorumluluk paylaşımı çatışma yaratıyorsa,
  • ayrılık kararı konusunda belirsizlik varsa,
  • çift sorunları kendi yöntemleriyle çözmeye çalışmasına rağmen aynı döngüler devam ediyorsa.

Bu maddelerin bulunması ilişkinin mutlaka “bozuk” olduğu anlamına gelmez.

Çift terapisine başvurmak için ilişkinin son aşamaya gelmesini beklemek gerekmez.

Çift Terapisine Gitmeden Önce Ne Düşünülebilir?

Terapiye başlamadan önce iki tarafın şu sorular üzerine düşünmesi yararlı olabilir:

“Bu ilişkiyle ilgili en çok neyin değişmesini istiyorum?”

“Benim değiştirmeye hazır olduğum şey nedir?”

“Partnerimden ne bekliyorum?”

“İlişkide benim katkıda bulunduğum sorunlar olabilir mi?”

“Birlikte kalmak istiyor muyum?”

“Terapiye partnerimi değiştirmek için mi, ilişkimizi anlamak için mi geliyorum?”

Bu soruların cevapları terapi başlangıcında tamamen net olmak zorunda değildir.

Zaten terapi sürecinde de değerlendirilebilir.

Çift Terapisinde Başarı İki Tarafın da Kusursuz İletişim Kurması Değildir

İlişkilerde kusursuz iletişim yoktur.

İnsanlar bazen:

yanlış anlar,

kırıcı konuşur,

savunmaya geçer,

öfkesini yönetmekte zorlanır,

ihtiyacını doğrudan ifade edemez.

Terapi bu insanî deneyimlerin hiçbir zaman yaşanmamasını sağlamaz.

Daha gerçekçi hedef:

hata sonrasında onarım yapabilme kapasitesinin artmasıdır.

Örneğin kişi:

“Dün sana söylediğim şey kırıcıydı. Asıl söylemek istediğim bu değildi.”

diyebilir.

Partner:

“Beni neden kırdığını anlatmak istiyorum.”

diyebilir.

İlişkiler yalnızca sorun çıkmamasıyla değil, sorun çıktıktan sonra nasıl onarıldığıyla da şekillenir.

Çift Terapisinin İlişkilere Etkisi Her Çiftte Aynı Değildir

Çift terapisi üzerine yapılan araştırmalar genel olarak ilişki doyumu, iletişim, duygusal yakınlık ve partner davranışlarında olumlu değişimlerin mümkün olduğunu göstermektedir.

Ancak bu sonuçları:

“Çift terapisi her ilişkiyi düzeltir.”

şeklinde yorumlamak doğru değildir.

Her çiftin:

geçmişi,

problemleri,

beklentileri,

güven düzeyi,

terapi hedefleri

farklıdır.

Bazı çiftler ilişkilerini yeniden yapılandırabilir.

Bazıları belirli problemleri yönetmeyi öğrenebilir.

Bazıları ilişkinin devamı konusunda daha net hale gelebilir.

Bu nedenle çift terapisinin ilişkilere etkisi, yalnızca ilişkinin sürüp sürmediği üzerinden değerlendirilmemelidir.

Daha anlamlı sorular şunlar olabilir:

“Birbirimizi daha iyi duyabiliyor muyuz?”

“Tekrar eden döngülerimizi fark ediyor muyuz?”

“İhtiyaçlarımızı daha açık söyleyebiliyor muyuz?”

“Tartışmalardan sonra onarım yapabiliyor muyuz?”

“İlişki içinde kendimizi daha güvende hissediyor muyuz?”

“Devam etmek ya da ayrılmak konusunda daha açık mıyız?”

Çift terapisinin temel işlevlerinden biri partnerleri birbirine zorla yaklaştırmak değildir.

İlişkide gerçekte neler yaşandığının daha açık biçimde görülebileceği bir alan oluşturmaktır.

Bazen bu alan ilişkiyi güçlendirebilir.

Bazen uzun süredir konuşulamayan sorunları görünür hale getirebilir.

Bazen de iki kişinin bundan sonra nasıl bir ilişki istediğini daha net değerlendirmesine yardımcı olabilir.

İnternet üzerinde yer alan psikoloji içerikleri genel bilgilendirme amacı taşır. Kişiye veya çifte özel psikolojik değerlendirme, tanı ve psikoterapi planının yerine geçmez. Şiddet, tehdit veya acil güvenlik riski bulunan ilişkilerde standart çift terapisi yaklaşımından önce güvenlik değerlendirilmelidir.

Benzer İçerikler
Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Gibi Hissetmek Neden Olur?

Ortada belirgin bir problem olmadığı halde içinizde açıklayamadığınız bir huzursuzluk mu var? Her […]

Devamını Oku
Çift Terapisinin İlişkilere Etkisi Nedir? İlişkide Neleri Değiştirebilir?

Bir ilişkide sorunların olması o ilişkinin mutlaka kötü olduğu anlamına gelmez. İki farklı […]

Devamını Oku
Bağdat Caddesi Online Psikolog Randevusu: Online Psikoterapi Süreci Nasıl İlerler?

Bağdat Caddesi çevresinde yaşarken veya çalışırken psikolojik destek almak istiyor ancak kliniğe düzenli […]

Devamını Oku
Anlaşılmadığını Hissetmek Neden Olur? “Kimse Beni Anlamıyor” Hissi

Bir şey anlatırken karşınızdaki kişinin söylediklerinizi duymasına rağmen sizi gerçekten anlamadığını mı hissediyorsunuz? […]

Devamını Oku
İnternetten Hastalık Arama Hastalığı Nedir? Siberkondri ve Sağlık Kaygısı

Başınız ağrıdığında ilk olarak Google’a mı yazıyorsunuz? Vücudunuzda küçük bir değişiklik fark ettiğinizde […]

Devamını Oku
Maruz Bırakma Terapisi Nedir? Exposure Terapisi Nasıl Uygulanır?

Korktuğunuz bir durumdan uzak durduğunuzda kısa süreli olarak rahatlayabilirsiniz. Topluluk önünde konuşmaktan korkuyorsanız […]

Devamını Oku
RANDEVU OLUŞTURUN
Ön görüşme talebinizi iletin.

Randevu takvimi ve randevu detaylarını netleştirmek için sizinle iletişime geçeceğiz.

Diğer iletişim kanallarımız
WhatsApp Hattı

+90 532 346 27 60